Hadriana Antik Kenti'nin Tarihi: Kuruluşundan Terk Edilişine Tüm Dönemler
- Hadirana Palace Hotel

- 7 Şub
- 4 dakikada okunur

Hadriana Antik Kenti tarihi, Karabük'ün Eskipazar ilçesinde yaklaşık 5500 yıl öncesine uzanan derin bir geçmişi gözler önüne serer. Resmi adıyla Paphlagonia Hadrianoupolis'i olarak bilinen bu yerleşim, Roma İmparatoru Hadrianus onuruna adını almış ve yüzyıllar boyunca Anadolu'nun önemli idari, ticari ve dini merkezlerinden biri olmuştur. Bu yazıda, Hadriana Antik Kenti tarihini kuruluşundan terk edilişine kadar dönem dönem ele alıyoruz. Kentin Roma dönemindeki kuruluşu, Bizans çağındaki dönüşümü, ortaya çıkarılan mozaikler ve günümüzdeki kazı çalışmaları hakkında bilmeniz gereken her şeyi bu rehberde bulacaksınız.
Hadriana Antik Kenti Tarihinde Kuruluş Dönemi
Hadriana Antik Kenti Tarihinde İlk Yerleşim ve Paflagonya Dönemi
Hadriana Antik Kenti'nin bulunduğu bölgede yerleşim izleri Geç Kalkolitik Çağ'a, yani yaklaşık MÖ 3500'lere kadar geri gider. Kazılarda elde edilen neolitik dönem buluntuları, bu tarihin daha da eskilere uzanabileceğine işaret eder. Kent, antik çağda Paflagonya, Bitinya ve Galatya bölgelerinin sınırında, Güney Paflagonya'da stratejik bir konumda yer alıyordu. MÖ 1. yüzyılda bölge Roma egemenliğine girdiğinde, burada zaten köklü bir yerleşim geleneği vardı.
Hadriana Antik Kenti Tarihinde Roma Egemenliği ve Adlandırma
MÖ 64-40 yılları arasında Roma hâkimiyetine giren kent, başlangıçta Caesarea adını taşıyordu. MS 2. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus'un (MS 117-138) Anadolu ziyaretleri sırasında kent, Caesarea Hadrianoupolis olarak yeniden adlandırıldı. Hadrianus, yönetimde kaldığı 21 yılın 12'sini imparatorluk topraklarını gezerek geçirmiş ve ziyaret ettiği kentlere büyük imar katkıları sunmuştur.
Hadriana Antik Kenti'nin Stratejik Konumu ve Önemi
Hadriana Antik Kenti, Eskipazar ilçe merkezinin 3 kilometre batısında, bugün Viranşehir olarak bilinen mevkide yer alır. Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerini kapsayan geniş bir alana yayılan kent, Roma'nın bölgedeki en önemli yerleşimiydi. Kentin yayılım ve etki alanı 15-20 kilometre çapındaydı. Adına para basılan bir darphanesi bulunması, ticari açıdan gelişmiş bir merkez olduğunu gösterir. MS 4-6. yüzyıllar arasında nüfusunun 50.000 kişi civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Roma Döneminde Hadriana Antik Kenti Tarihi
Hadriana Antik Kenti Tarihinde İdari ve Askeri Yapılanma
Roma İmparatorluk Dönemi'nde (MÖ 1. yüzyıl - MS 4. yüzyıl) kent hem idari hem askeri açıdan en parlak dönemini yaşadı. İç Kale olarak adlandırılan bölgede yapılan kazılarda, MS 4. yüzyıla tarihlenen bir saray kompleksinin kabul salonu ortaya çıkarıldı. Bu salon, zemini mozaiklerle kaplı geniş bir mekândı ve kentin yönetim merkezi olarak kullanıldığı düşünülüyor. Kare planlı bir savunma yapısında ele geçen zırh, demir maske, ok ucu ve satır gibi buluntular, buranın askeri amaçlı kullanıldığını kanıtlıyor. Bu yapı MS 2-4. yüzyıla tarihleniyor.
Hadriana Antik Kenti'nde Hamamlar ve Günlük Yaşam
Kentte bugüne kadar iki ayrı hamam yapısı tespit edilmiştir: Hamam A ve Hamam B. Bunlara ek olarak, MS 4-5. yüzyıla tarihlenen Geç Roma Konutu'nda kazılar hâlâ devam etmektedir. Konutun bazı odalarının zemini terrakota plakalarla, bazılarının ise mozaiklerle döşenmiştir. Kent içinde ayrıca su sarnıçları, tüneller, erzak ve şarap mahzenleri gibi yapılar da günlük yaşamın izlerini taşır.
Hadriana Antik Kenti'nde Asklepios Kültü ve Dini Yaşam
2022 yılında yapılan kazılarda, sağlık tanrısı Asklepios'a adanmış üç satırlık bir yazıt gün yüzüne çıktı. Yazıtta "Ailos Deiotaros, kurtarıcı Asklepios'a bunu sundu" ifadesi yer alıyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, bu buluntunun Hadriana Antik Kenti tarihinde Asklepios kültünün varlığını kesin olarak kanıtladığını belirtti. Bu keşif, kentin yalnızca idari ve ticari değil, aynı zamanda dini açıdan da bölgede önemli bir merkez olduğunu ortaya koyuyor.
Bizans Döneminde Hadriana Antik Kenti Tarihi
Hadriana Antik Kenti Tarihinde Kiliseler ve Mozaikler
MS 395'te Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra Hadriana, Doğu Roma (Bizans) topraklarına katıldı. Kent bu dönemde kiliseler, bazilikalar ve muhtemelen bir manastır kompleksiyle donatıldı. Bugüne kadar üç ayrı Erken Bizans kilisesi tespit edilmiştir. Bunlardan Dört Nehir Kilisesi, tabanındaki mozaiklerle dünya çapında dikkat çeker. Mozaikte Eski Ahit'te geçen dört cennet nehri (Nil, Havilah, Dicle ve Fırat) insan figürleri olarak betimlenmiştir. Bu tür bir kişileştirme başka hiçbir yerde görülmemiştir. Chora Kilisesi ise at, fil, panter, geyik ve grifon gibi hayvan tasvirleriyle tanınır. Bu özgün mozaikler nedeniyle kent, "Karadeniz'in Zeugması" olarak anılmaktadır.
Hadriana Antik Kenti'nin Piskoposluk Merkezi Oluşu
Bizans döneminde Hadriana, Honorias eyaletine bağlı bir piskoposluk merkezi haline geldi. İmparator I. Justinianus döneminde kentin dini önemi daha da arttı. Kalıntılar, buranın bir hac yeri konumuna yükseldiğini göstermektedir. Kentin, sütun ermişlerinden Münzevi Alypius'un doğum yeri olabileceği de değerlendirilmektedir. Alypius, MS 5. yüzyılda yaşamış ve Aziz Büyük Simeon'un başlattığı münzevi hareketinin önemli takipçilerinden biriydi. Bu dini bağlam, Hadriana Antik Kenti tarihinin Hristiyanlık tarihi açısından da ne kadar değerli olduğunu gösterir.
Hadriana Antik Kenti'nde 5. Yüzyıla Ait Eşsiz Amulet
2024 yılı kazılarında MS 5. yüzyıla tarihlenen bir amulet (muska) bulundu. Üzerinde Hz. Süleyman at üzerinde şeytanı mızraklarken betimlenmiştir. Arka yüzünde ise Azrail, Cebrail, Mikail ve İsrafil olmak üzere dört meleğin adı yer alır. Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, bu amuletin Anadolu arkeolojisinde benzeri olmayan bir buluntu olduğunu ve en yakın örneğinin yalnızca Kudüs'te bulunduğunu açıkladı. Bu iki uzak coğrafyada benzer eserlerin çıkması, Hadriana Antik Kenti'nin antik dönemde önemli bir din merkezi olduğuna işaret ediyor.
Hadriana Antik Kenti Tarihinde Terk Ediliş ve Günümüz
Hadriana Antik Kenti'nin Terk Edilişi
MS 8. yüzyıldan sonra kent hakkında bilgi oldukça azalır. Roma Kalesi duvarlarındaki yangın izleri, kentin büyük bir askeri çatışma ya da istila sonucu hasar gördüğünü düşündürmektedir. Deprem, yangın veya akın gibi bir felaket sonucu kent terk edilmiş olabilir. Selçuklular bölgeye ulaştığında yerleşimi harap ve yıkık bir halde bulmuş ve buraya "Viranşehir" adını vermişlerdir. Bu isim, hâlâ bölge halkı tarafından kullanılmaktadır.
Hadriana Antik Kenti Tarihini Aydınlatan Kazı Çalışmaları
Hadriana Antik Kenti'nde bilimsel yüzey araştırmaları 2003 yılında başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında kazılar sürdürülmektedir. Bugüne kadar iki hamam, iki kilise, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, saray kompleksi, surlar, villa ve çeşitli kült alanları ortaya çıkarılmıştır. Güney Nekropol'de 146 mezar tespit edilmiştir.
2025 yılı kazılarında İç Kale bölgesinde MS 4. yüzyıla ait, Anadolu arkeolojisinde daha önce görülmemiş motiflere sahip mozaiklerle süslü bir kabul salonu gün yüzüne çıkarılmıştır. Kent henüz tamamen kazılmamıştır ve ören yeri statüsüne kavuşmuştur.
Hadriana Antik Kenti'ni Ziyaret Etmek
Hadriana Antik Kenti, Karabük merkeze yaklaşık 35, Safranbolu'ya ise 45 dakika mesafededir. Eskipazar ilçe merkezinden 3 kilometre uzaklıktaki alana özel araçla kolayca ulaşılabilir. Bahar ve yaz ayları ziyaret için en uygun dönemdir. Kazı çalışmaları nedeniyle ziyaret saatleri değişebileceğinden gitmeden önce güncel bilgileri kontrol etmekte fayda var.




Yorumlar