top of page

Eskipazar'daki Hadriana Antik Yerleşimi: Binlerce Yıllık Kadim Tarih

Hadriana Eskipazar antik yerleşim

Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanı, Karabük'ün Eskipazar ilçesinin 3 km batısında, halk arasında "Viranşehir" olarak bilinen mevkide uzanır. Bugün dört köyün sınırlarına yayılan bu antik kent, Batı Karadeniz'in en kapsamlı arkeolojik projelerinden birinin merkezinde yer alır. Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanı, yüzey araştırmalarından jeoradar taramalarına kadar modern arkeolojinin tüm araçlarıyla incelenmektedir ve her kazı sezonu bölgenin tarihine dair yeni katmanlar ortaya koymaktadır. Bu yazıda, Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanının keşif sürecini, gün yüzüne çıkarılan yapıları ve günümüzdeki durumunu kapsamlı biçimde ele alıyoruz.


Hadriana Eskipazar Antik Yerleşim Alanının İlk Keşfi: Viranşehir'den Akademik Sahneye


Selçukluların Verdiği İsim: Viranşehir


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanı, yüzyıllar boyunca yerel halk tarafından "Viranşehir" olarak adlandırılmıştır. Bu isim, Anadolu'nun pek çok yerinde antik kalıntılara sahip bölgeler için kullanılan geleneksel bir tanımlamadır. Selçukluların bölgeyi ele geçirdiklerinde harap halde buldukları kente verdikleri bu ad, aslında yerleşimin çok daha eski dönemlere ait görkemli bir geçmişe sahip olduğunun ilk ipucuydu. Antik kentin yıkıntıları günümüzde Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerinin sınırları içinde kalmakta olup kalıntılar özellikle Budaklar Köyü'nün Hacı Ahmetler Mahallesi'nde yoğunlaşmaktadır. Yerleşimin toplam yayılım alanı yaklaşık 8 km doğu-batı ve 4 km kuzey-güney doğrultusunda uzanırken, etki alanı 15-20 kilometrelik bir çapa ulaşmaktadır.


Alman Coğrafyacıdan Modern Arkeolojiye


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanının bilimsel dünyaya tanıtılması, 19. yüzyılın ortalarında başlamıştır. Alman coğrafyacı Heinrich Kiepert (1818-1899), 1854 yılında hazırladığı Küçük Asya haritasında bu antik kentin kalıntılarını bugünkü Viranşehir mevkiine yerleştirmiş ve böylece yerleşimi ilk kez kayıt altına almıştır. Ancak Viranşehir'deki kalıntıların antik kaynaklardaki "Caesar Hadrianoupolis" ile özdeşleştirilmesi, R. Leonard'ın 1915 yılındaki çalışmasıyla gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra çeşitli yabancı araştırmacılar kentin belirli bölümlerini incelemiş, ancak sistematik bilimsel çalışmalar uzun süre yapılamamıştır. 19. yüzyılın sonlarında Gerhard Hirschfeld, yakın çevredeki Kimistene antik yerleşimini tanımlamış ve bölgenin arkeolojik potansiyeline dikkat çekmiştir. 2001 yılında ise Roger Matthews ve Claudia Glatz tarafından yürütülen "Project Paphlagonia" kapsamında bölgede ilk kapsamlı yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir.


Hadriana Eskipazar Antik Yerleşim Alanında Kazıların Başlaması


2003: Ereğli Müzesi Kurtarma Kazıları


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanında sistematik arkeolojik çalışmalar, 2003 yılında Ereğli Müzesi'nin gerçekleştirdiği kurtarma kazılarıyla başlamıştır. Bu kazılarda Kilise B yapısı ve çevresindeki kalıntılar ilk kez ortaya çıkarılmıştır. Kurtarma kazılarının ardından antik kentin arkeolojik önemi anlaşılmış ve daha kapsamlı çalışmalar için zemin hazırlanmıştır.


2005-2008: Dokuz Eylül Üniversitesi Dönemi


2005 yılından itibaren İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ersin Laflı başkanlığında dört sezon süren bilimsel kazı ve yüzey araştırması kampanyası yürütülmüştür. Bu dönemde Kilise A, Hamam A, Hamam B ve Geç Roma Konutu gibi temel yapılar tespit edilmiş ve ilk kapsamlı arkeolojik veriler elde edilmiştir. 2005-2008 yılları arasındaki kazılarda 21 Bizans sikkesi bulunmuş olup bu sikkeler I. Iustinus döneminden (MS 518-527) IV. Romanos dönemine (MS 1068-1071) kadar geniş bir zaman aralığını kapsamaktadır. Özellikle Heraclius dönemi (MS 610-641) sikkelerindeki yoğunluk, kentin 7. yüzyılda hâlâ aktif bir yerleşim merkezi olduğunu ortaya koymuştur.


2010 Sonrası: Karabük Üniversitesi ve Yeni Dönem


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanındaki kazılar 2010 yılından itibaren yeni bir ivme kazanmıştır. 2011 yılında Prof. Dr. Vedat Keleş başkanlığında gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Kabaarmut Köyü'nde bir evin bahçesinde son derece değerli bir adak yazıtı keşfedilmiştir. Bu yazıtta kentin Roma döneminde önemli bir pazar yeri olduğu ifade edilmektedir. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın kazı başkanlığını devralmasıyla çalışmalar kesintisiz bir biçimde sürdürülmeye başlanmıştır. Çelikbaş yönetiminde antik kentte yılın 12 ayı devam eden çalışmalar yürütülmekte, kazı ve restorasyon çalışmaları eş zamanlı olarak ilerlemektedir.


Hadriana Eskipazar Antik Yerleşim Alanında Gün Yüzüne Çıkan Yapılar


Yüzey Araştırmalarında Tespit Edilen 14 Yapı Grubu


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanındaki yüzey araştırmalarında hamam, tiyatro ve kilise gibi kamu binalarının bulunduğu toplam 14 yapı grubu tespit edilmiştir. Bunların bir kısmı bugüne kadar kazılarak gün yüzüne çıkarılmış, büyük bir kısmı ise hâlâ toprak altında keşfedilmeyi beklemektedir. Şimdiye kadar ortaya çıkarılan başlıca yapılar arasında iki hamam (Hamam A ve Hamam B), iki kilise (Kilise A ve Kilise B), Kilise C (Kuzeybatı Nekropol Kilisesi), bir savunma yapısı, Roma askeri üssü, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, surlar, villa, bir Geç Roma konutu, iç kale, yer altı kaya yerleşkesi, çeşme yapısı ve çeşitli kült alanları bulunmaktadır.


Kiliseler ve Eşsiz Mozaikler


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanını dünya arkeolojisinde benzersiz kılan en önemli unsur, kiliselerin tabanlarını süsleyen mozaiklerdir. Bu mozaikler, antik kentin "Karadeniz'in Zeugma'sı" olarak anılmasına yol açmıştır. Kilise A'nın tabanında yer alan ve Eski Ahit'teki Nuh'un Gemisi sahnesini betimleyen mozaikte fil, tavus kuşu, geyik, kaplan, benekli tavuk ve grifon gibi figürler işlenmiştir. Bu mozaiklerdeki hayvan tasvirlerinin yorumlanma biçimi, başka hiçbir antik yerleşimde benzerine rastlanmayan özgün bir stile sahiptir. Kilise B'nin mozaikleri için koruma çatısı inşa edilmiş olup ziyaretçilerin bu eserleri görebilmesi sağlanmıştır. Kilise C ise 2007 yılında yol çalışmaları sırasında apsis bölümünün ortaya çıkmasıyla keşfedilmiş, 2017-2018 kazılarında yapının Erken Bizans dönemine ait bir kilise olduğu anlaşılmıştır. Bema ve apsis bölümlerindeki mozaiklerde İncil'de adı geçen dört nehrin (Fırat, Dicle, Gihon, Pişon) kişileştirmeleri ve üzüm sepeti motifleri yer almaktadır.


Cam İşleme Merkezi: Beklenmeyen Bir Keşif


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanında Kilise C'nin bitişiğinde yer alan bir yapının kazısı sırasında, binlerce aynı renk ve dokuda cam kap parçası, hatalı üretim parçaları, cam külçeleri ve ocak kalıntıları tespit edilmiştir. Bu buluntular, yapının bir cam atölyesi olarak kullanıldığının en somut kanıtıdır. Hadrianoupolis, Anadolu'nun cam işleme tarihi açısından da takip edilmesi gereken önemli bir merkez olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Geç Roma döneminde zirveye ulaşan Anadolu merkezli cam üretim geleneğinin bu kentte de sürdürüldüğü arkeolojik verilerle kanıtlanmıştır.


Roma Askeri Üssü ve Stratejik Önem


Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan Roma askeri üssü, Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanının yalnızca sivil bir kent değil, aynı zamanda askeri bir karargah olduğunu kanıtlamıştır. Üs bölgesinde bulunan savaş aletleri, kesici gereçler, zırh parçaları ve MS 2. yüzyıla ait bir demir maske, kentin Roma İmparatorluğu'nun Güney Paphlagonia'daki önemli bir savunma noktası olduğunu ortaya koymuştur. Bu keşif, antik kentin stratejik konumunun yalnızca ticari değil, askeri açıdan da büyük önem taşıdığını göstermiştir.


Hadriana Eskipazar Antik Yerleşim Alanında Tarihi Değiştiren Son Buluntular


2023: Yazıboy Mağarası ve Tarih Öncesi Dönem


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanına çok yakın mesafedeki Yazıboy Mağarası'nda 2023 yılında başlatılan kazılarda tarih öncesi döneme ait taş alet endüstrisi ortaya çıkmıştır. Bu keşif, Eskipazar bölgesindeki ilk insan iskânının en az 6.000 yıl önce başladığını kanıtlamıştır. Ayrıca antik kentin Güney Nekropol alanındaki bir çukurda bulunan el yapımı çanak çömlekler, Kalkolitik ve Tunç Çağı'na ait geleneklerin izlerini taşımaktadır. Koyu renkli hamurlu ve kırmızı astarlı, ince perdahlı bu seramikler ile Tunç Çağı'na tarihlenen dokuma aletleri, bölgenin antik çağdan çok daha önce yerleşime açıldığını göstermiştir.


2024: Kezios Sikkesi ve Jeoradar Keşifleri


2024 yılında Güney Nekropol kazılarında Roma döneminde basılmış bir sikke gün yüzüne çıkmıştır. Sikkenin üzerinde kentin etnikonu ve nehir tanrısı Kezios'un betimi yer almaktadır. Bu buluntu, Eskipazar Çayı'nın antik dönemdeki adının Kezios olduğunu ortaya koymuş ve literatürde daha önce yer almayan bu bilgiyi bilim dünyasına kazandırmıştır. Sikkenin bir mezar içinde bulunması, bunun bir Kharon sikkesi olarak ölünün yanına bırakıldığını da göstermektedir. Aynı yıl Almanya'dan gelen Prof. Dr. Ercan Erkul önderliğindeki ekip, antik kentte jeoradar çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bu teknoloji sayesinde toprak altındaki yapılar kazı yapılmadan tespit edilebilmektedir. Jeoradar verileri, iç kale bölgesinde iki dairesel planlı yapı grubunun varlığını ortaya koymuştur.


2025: Saray Kompleksi ve Benzersiz Mozaikler


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında 2025 yılında İç Kale bölgesinde yoğunlaştırılan kazılarda, MS 4. yüzyıla ait bir saray kompleksinin kabul salonu gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu salon, Anadolu arkeolojisinde daha önce hiç görülmemiş motiflere sahip mozaiklerle süslenmiştir. Mozaiklerde dalgalı kurdele motifi, Süleyman düğümleri, sekiz kollu yıldız tasvirleri ve bu yıldızların merkezinde karşılıklı duran tavus kuşu sahneleri tespit edilmiştir. Mozaiklerin yüzde 80'lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşmıştır. Kazı başkanı Doç. Dr. Çelikbaş, bulunan motiflerin bazılarının dünya arkeoloji literatüründe ilk kez bu kentte tespit edildiğini açıklamıştır. 2026 yılında sarayın diğer bölümlerinde açma çalışmalarına devam edilecektir.


Hadriana Eskipazar Antik Yerleşim Alanını Günümüzde Ziyaret Etmek


Ören Yeri Statüsü ve Altyapı Çalışmaları


Hadriana Eskipazar antik yerleşim alanı bugün resmi olarak ören yeri ilan edilmiş olup Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle altyapı çalışmaları tamamlanmaktadır. Gezi güzergahları oluşturulmuş, mozaiklerin korunması için geçici çatılar inşa edilmiş ve ziyaretçilerin eserleri yakından görebilmesi için düzenlemeler yapılmıştır. Karşılama merkezi, kafeterya ve restoran gibi tesislerin de hizmete girmesi planlanmaktadır. Antik kent, Ankara-Karabük karayolu üzerindeki Eskipazar ilçe merkezinden sadece 3 km uzaklıkta bulunmakta ve Budaklar Köyü'nün Hacı Ahmetler Mahallesi'nden rahatlıkla ulaşılabilmektedir.


Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Hazine


Kazı başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın ifadesiyle Hadrianoupolis, belki 20-30 yıl daha arkeolojik çalışmalara ev sahipliği yapacak bir potansiyele sahiptir. Yüzey araştırmalarında tespit edilen 14 yapı grubunun henüz büyük bir kısmı kazılmamıştır. Jeoradar teknolojisiyle toprak altında yeni yapıların varlığı sürekli olarak tespit edilmektedir. Her yeni kazı sezonu, Eskipazar'ın, Karabük'ün ve Batı Karadeniz'in tarihini aydınlatmaya devam etmektedir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page