top of page

Hadriana Roma Dönemi Kalıntıları: Anadolu Arkeolojisine Işık Tutan Bulgular

Hadriana Roma dönemi kalıntıları

Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti, Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'daki en önemli askeri ve idari merkezlerinden biriydi. Mozaikleriyle dünya çapında tanınan bu antik kent, Roma hamamları, askeri karargah kalıntıları ve zengin arkeolojik buluntularıyla bölge tarihine ışık tutuyor. Son yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan sikkeler, takılar ve koruyucu objeler, kentin Roma dönemindeki stratejik önemini kesin olarak ortaya koydu.


Hadrianopolis'in Roma Dönemi Tarihi


Hadrianopolis, adını MS 76-138 yılları arasında hüküm süren Roma İmparatoru Hadrianus'tan almaktadır. Sürekli seyahat eden ve imparatorluğun dört bir yanını gezen Hadrianus, Anadolu'ya birkaç kez gelmiş ve MS 123-124 yıllarındaki gezisi sırasında Bolu üzerinden kuzeye ilerleyerek bu bölgeden geçmiştir. İmparator, kente kendi adını vererek statüsünü yükseltmiş ve bölgeyi önemli bir askeri üs olarak yapılandırmıştır.


Kazılarda ele geçen silahlar, zırh parçaları ve MS 2. yüzyıla tarihlenen demir bir savaş maskesi, Hadrianopolis'in Roma ordusunun Güney Paphlagonia'daki ana karargahı olduğunu kanıtlamaktadır. Kent, batıda İzmit'ten doğuda Amasya'ya uzanan stratejik askeri ve ticaret yolunun kritik bir kavşağında yer alıyordu.


Kentin Çok Yönlü İşlevi


Roma döneminde Hadrianopolis birden fazla role sahipti:


Askeri üs: Kent, bölgedeki Roma birliklerinin merkez komutanlığı konumundaydı. Özellikle bir süvari birliğinin burada konuşlandığı arkeolojik verilerle tespit edilmiştir. Askerlerin günlük yaşamına dair çok sayıda buluntu ele geçirilmiştir.


Yönetim merkezi: Paphlagonia, Bithynia ve Galatia bölgelerinin kesiştiği bu stratejik nokta, Roma'nın bölgesel yönetim ağında önemli bir halka oluşturuyordu.


Pazar yeri: Çevredeki köylerde bulunan adak yazıtları, kentin Roma döneminde canlı bir ticaret merkezi olduğunu belgeler. İlginç bir şekilde, bugünkü Eskipazar adının kökeni de yaklaşık 1.800 yıl öncesine, bu pazar geleneğine dayanıyor olabilir.


Para basım yetkisi: Hadrianopolis'in kendi adına sikke basma hakkına sahip olması, Roma dünyasında prestijli bir kentsel özerklik statüsünün göstergesiydi. Bu ayrıcalık her kente verilmezdi.


Roma Dönemi Mimari Eserleri


Hadrianopolis'teki yapı kalıntıları, Roma mühendisliğinin ve yaşam kültürünün Anadolu'nun iç kesimlerindeki yansımasını gözler önüne sermektedir.


Askeri Kale


Antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri, MS 3. yüzyılda inşa edilen ve MS 7. yüzyıla kadar kullanılan askeri kaledir. Kale duvarlarındaki yangın izleri, yapının büyük bir çatışma sonucunda tahrip edildiğine işaret etmektedir.


Kalenin özellikleri:


  • Güçlü sur duvarları ve burçlar


  • İç kale bölümü (savunma amaçlı)


  • Ana giriş kapısı (günümüze sağlam ulaşmış)


  • Çok sayıda iç yapı kalıntısı


Kazılarda ele geçen zırh parçaları, ok uçları, kesici aletler ve özellikle bir demir savaş maskesi, kalenin kesinlikle askeri amaçlı kullanıldığını kanıtlamaktadır. Bu maske, Anadolu'da Roma dönemine ait nadir askeri buluntulardan biridir.


Roma Hamamları


Hadrianopolis'te iki büyük hamam kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Roma hamamları sadece yıkanma yeri değil, aynı zamanda sosyalleşme, spor yapma ve iş görüşmesi yapılan çok amaçlı mekânlardı.


Birinci Hamam (Hamam A):


MS 5. yüzyılda inşa edildiği düşünülen bu yapı, yaklaşık üç yüzyıl boyunca kullanılmıştır. Şu ana kadar 13 ayrı bölümü açığa çıkarılmıştır.


  • Soyunma odası (Apoditerium): Ziyaretçilerin kıyafetlerini bıraktığı giriş bölümü


  • Soğuk su bölümü (Frigidarium): Serinlemek için kullanılan havuzlu alan


  • Ilık bölüm (Tepidarium): Geçiş alanı, vücudu sıcağa hazırlayan mekân


  • Sıcak bölüm (Caldarium): Hypocaust sistemiyle ısıtılan ana banyo alanı


Hamamın en etkileyici özelliği, zemin altından sıcak hava dolaşımı sağlayan hypocaust ısıtma sistemidir. Künk (pişmiş toprak boru) payelerle desteklenen bu sistem, Roma mühendisliğinin bölgedeki en gelişmiş örneklerinden birini oluşturur. Bazı odaların zeminleri geometrik desenli mozaiklerle süslenmiştir.


İkinci Hamam (Hamam B):


Dokuz bölümden oluşan bu yapı, yakınındaki kiliseyle birlikte düşünüldüğünde Erken Hristiyanlık döneminde dini ritüellerle bağlantılı olarak da kullanılmış olabilir. Sıcak hava tünelleri ve geometrik mozaik döşemeleri dikkat çekicidir.


Geç Roma Villası


MS 4-5. yüzyıla tarihlenen bu konut yapısı, varlıklı bir Roma ailesinin yaşam alanını yansıtmaktadır. Şu ana kadar dokuz odası ortaya çıkarılmıştır.


  • Bazı odaların zeminleri pişmiş toprak karolar (terrakota) ile döşeli


  • Diğer odalar renkli mozaiklerle süslü


  • Bir odanın aile tapınağı (lararium) olarak kullanıldığı tahmin ediliyor


  • Kazı çalışmaları hâlâ devam ediyor


Mozaikler: Hadrianopolis'in Dünyaya Açılan Penceresi


Hadrianopolis'i arkeoloji dünyasında öne çıkaran en önemli unsur, benzersiz taban mozaikleridir. Bu mozaikler, başka hiçbir antik kentte görülmeyen özgün yorumlama tarzlarıyla dikkat çeker.


Yerel Mozaik Geleneği


Arkeologlar, Hadrianopolis'te bir mozaik atölyesi veya okulu bulunduğunu düşünmektedir. Bu teoriyi destekleyen kanıtlar şunlardır:


  • Mozaikleri oluşturan küçük taş parçaları (tessera) tamamen yerel kaynaklardan elde edilmiş


  • Renklendirme için boya kullanılmamış, taşların doğal renkleri değerlendirilmiş


  • Hemen hemen her yapıda mozaik kalıntısı bulunuyor


  • Bu kadar yaygın ve kaliteli mozaik üretiminin dışarıdan usta getirilerek yapılması pek olası değil


Kilise Mozaiklerindeki Hayvan Figürleri


MS 5-6. yüzyıllarda inşa edilen kiliselerin taban mozaiklerinde çeşitli hayvan tasvirleri yer almaktadır. "Nuh'un Gemisi" veya "Cennet Bahçesi Hayvanları" olarak yorumlanan bu sahnelerde şu figürler görülür:


  • Fil: Egzotik hayvanların sembolü, Afrika ile ticari bağlantıların göstergesi


  • Tavus kuşu: Ölümsüzlük ve cennetin simgesi


  • Geyik: Saflık ve maneviyatın temsili


  • Grifon: Aslan gövdeli, kartal başlı ve kanatlı mitolojik yaratık; koruyuculuk sembolü


  • Kaplan/Panter: Güç ve cesaretin ifadesi


  • Karaca: Doğanın zarafeti


Bu hayvan figürlerinin yorumlanma biçimi, Hadrianopolis mozaiklerini diğer antik kentlerden ayıran en önemli özelliktir.


Dört Cennet Nehri Mozaiği


Antik kentin en ünlü mozaik kompozisyonlarından biri, Tevrat ve İncil'de adı geçen dört cennet nehrini betimlemektedir. Roma sanatının karakteristik bir tekniği olan personifikasyon kullanılarak, nehirler insan figürleri olarak tasvir edilmiştir:


  1. Geon (Nil): Mısır ve Afrika'nın yaşam kaynağı


  2. Phison: Kutsal metinlerde geçen, muhtemelen Arap yarımadasında kurumuş antik bir nehir


  3. Dicle: Mezopotamya medeniyetlerinin can damarı


  4. Fırat: Bereketli Hilal'in diğer büyük nehri


Aynı kilisenin başka bir bölümünde, suya bakan ve yansımasını gören bir boğa figürü yer alır. Bu detay, mozaik ustalarının sanatsal yetkinliğini gösteren etkileyici bir örnektir.


Bir diğer panoda ise mozaikleri yaptıran hayırseverlerin adları yazılıdır. Himeiro ve Valentina isimli bu kişiler, eserin finansmanını sağlamış ve adlarını tarihe kazımışlardır.


Teknik Mükemmellik


Hadrianopolis mozaiklerinin teknik kalitesi son derece yüksektir:


Alan

Tessera Yoğunluğu (dm² başına)

Bordürler

85-88 parça

Geometrik desenler

110-125 parça

Hayvan figürleri

173-225 parça


Figürlerde kullanılan yüksek tessera yoğunluğu, detaylı ve gerçekçi tasvirlerin yapılabilmesini sağlamıştır. Her bir taş parçası yaklaşık 1 cm boyutundadır.


Son Dönem Kazı Buluntuları


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle sürdürülen kazılar, her yıl yeni ve önemli buluntular ortaya koymaktadır.


Nehir Tanrısı Betimli Sikke


MS 2. yüzyıla tarihlenen bu bronz sikke, Hadrianopolis'te basılmıştır. Üzerinde kentin resmi adını gösteren yazının yanı sıra bir nehir tanrısı figürü ve "Kezios" yazısı yer almaktadır.

Bu sikkenin önemi büyüktür:


  • Bugünkü Eskipazar Çayı'nın antik dönemdeki adının Kezios olduğunu ortaya koymuştur


  • Bu bilgi daha önce hiçbir kaynakta geçmiyordu


  • Kentin kendi adına para basma yetkisine sahip olduğunu kanıtlar


Sikkenin bir mezarda bulunması da ayrı bir anlam taşır. Roma geleneğinde ölülerin yanına "Charon parası" konurdu. Mitolojiye göre Charon, ölüleri yeraltı dünyasına taşıyan kayıkçıydı ve bu hizmet karşılığında ödeme beklerdi. Bu gelenek, MS 2. yüzyılda Hadrianopolis'te de sürdürülüyordu.


Süslemeli Bronz İğne (Fibula)


MS 5. yüzyıla tarihlenen bu iğne, arbalet (tatar yayı) şeklinde tasarlanmıştır. Roma döneminde fibulalar hem pratik hem de estetik amaçlı kullanılırdı:


  • Kıyafetlerin uçlarını birbirine tutturmak için


  • Bir aksesuar ve statü göstergesi olarak


  • Askeri üniformaların parçası olarak


Bu fibulanın bir mezarda bulunması, defnedilen kişinin muhtemelen asker olduğuna işaret eder. Bu buluntu, Hadrianopolis'teki askeri varlığın yüzyıllar boyunca sürdüğünü gösteren kanıtlardan biridir.


Koruyucu Kolye Ucu (Amulet)


MS 5. yüzyıla tarihlenen bu bronz amulet, Anadolu arkeolojisinde benzersiz bir buluntudur. Üzerindeki betimlemeler şöyledir:


Ön yüz: At üzerinde bir süvari, elindeki mızrakla bir şeytan figürünü alt ediyor. Bu sahne, Hz. Süleyman'ın kötülüğe karşı zaferini simgeliyor.


Arka yüz: Dört büyük meleğin adları yazılı: Azrail, Cebrail, Mikail ve İsrafil.


Bu tür amuletler, sahibini kötülüklerden koruduğuna inanılan tılsımlardı. Dünyanın başka yerlerinde benzer bir örnek yalnızca Kudüs'te bulunmuştur. Bu durum iki farklı sonuca işaret eder:


  1. Hadrianopolis, antik dönemde önemli bir dini merkez ve hac noktasıydı


  2. Hz. Süleyman figürü, aynı zamanda orduların komutanı olarak bilindiğinden, buradaki süvari birliği için koruyucu bir sembol olarak tercih edilmiş olabilir


Roma Dönemi Oyun Taşları


MS 5. yüzyıla ait kemikten yapılmış oyun taşları, Roma askerlerinin boş zamanlarını nasıl geçirdiğine dair ipuçları verir. Bu taşlar iki farklı oyunda kullanılıyordu:


Ludus Latrunculi: Strateji oyunu, günümüzdeki satranç veya damanın atası sayılabilir

Duodecim Scripta: Tavla benzeri bir zar oyunu


Her iki oyun da askeri strateji öğretmek amacıyla orduda yaygın olarak oynanırdı. Bu buluntular, Hadrianopolis'teki askeri varlığın MS 5. yüzyılda da aktif olduğunu göstermektedir.


Güney Nekropol: Ölülerle Birlikte Gömülen Tarih


Nekropol (ölüler şehri), antik kentin güneyindeki kayalık alana oyulmuş mezarlardan oluşmaktadır. MS 2. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar yaklaşık 500 yıl boyunca gömüler yapılmıştır.


Nekropolün özellikleri:


  • Toplam 146 mezar tespit edilmiş


  • Kayalara oyulmuş oda şeklinde mezarlar


  • Dikdörtgen girişlerden içeri iniliyor


  • Bazı mezarlar 4 metre derinliğinde


Bu nekropol, Güney Paphlagonia bölgesinde arkeolojik kazı yapılan tek Roma dönemi mezarlık alanıdır. Bu nedenle bölgenin ölü gömme gelenekleri hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır.


Mezarlarda bulunan objeler arasında takılar, sikkeler, cam kaplar ve seramikler yer almaktadır. Bunlar hem ölü kültü ritüellerini hem de dönemin günlük yaşamını aydınlatmaktadır.


Cam Üretim Merkezi


Hadrianopolis'in Roma dönemindeki en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri cam üretimiydi. Kazılarda ortaya çıkan bir atölye yapısı, kentin bölgeler arası cam ticaretinde söz sahibi olduğunu kanıtlamıştır.


Cam atölyesi buluntuları:


  • Üretim hatası nedeniyle atılmış cam parçaları


  • İşlenmemiş ham cam külçeleri


  • Cam eritme fırınlarının izleri


  • Aynı renk ve dokuda çok sayıda cam kap parçası


Bu bulgular, Hadrianopolis'te camın ham madde olarak dışarıdan getirilip burada şekillendirildiğini göstermektedir. Üretilen cam eşyalar hem yerel pazara hem de çevre bölgelere satılıyordu.


Sağlık Tanrısı Asklepios Kültü


Kazılarda bulunan bir adak yazıtı, Hadrianopolis'te sağlık tanrısı Asklepios'a tapınıldığını kesin olarak kanıtlamıştır. Roma dünyasında Asklepios tapınakları, hastaların şifa bulmak için geldiği merkezlerdi.


Bu tür tapınaklarda:


  • Hastalar geceyi tapınakta geçirir ve rüyalarında tanrıdan tedavi mesajları alırdı


  • Rahipler tıbbi uygulamalar yapardı


  • İyileşen hastalar adak hediyeleri bırakırdı


Asklepios kültünün varlığı, Hadrianopolis'in sadece askeri ve ticari değil, aynı zamanda dini ve sağlık açısından da bölgesel bir merkez olduğunu göstermektedir.


5.500 Yıllık Yeraltı Yerleşkesi


Hadrianopolis'teki en şaşırtıcı keşiflerden biri, kayalara oyulmuş yeraltı yerleşkesidir. Bu yapı kompleksi, Roma döneminden çok daha önce, Kalkolitik Çağ'da (MÖ 4. binyıl) kullanılmaya başlanmıştır.


Yerleşkenin özellikleri:


  • Dört tünel ve üç salon


  • Duvarlarda aydınlatma için oyulmuş nişler


  • Su depolamak için sarnıç


  • Farklı dönemlere ait seramik ve alet buluntuları


Bu keşif, bölgedeki insan yerleşiminin 5.500 yıldan daha eskiye dayandığını ortaya koymuştur. Yapı, Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanılmaya devam etmiştir.


Roma Kalıntılarının Tarihsel Değeri


Hadrianopolis, Anadolu arkeolojisi için birçok açıdan benzersiz veriler sunmaktadır:


Askeri tarih açısından:


  • Roma ordusunun Güney Paphlagonia'daki varlığının ilk somut kanıtları


  • Süvari birliğinin tespiti


  • Askeri günlük yaşama dair objeler (silahlar, oyun taşları, fibulalar)


Sanat tarihi açısından:


  • Dünyada eşi olmayan mozaik yorumlama tarzları


  • Yerel mozaik okulu geleneği


  • Nehir personifikasyonları ve hayvan tasvirleri


Ekonomi tarihi açısından:


  • Cam üretim ve ticaretinin belgelenmesi


  • Kentin sikke basma yetkisi


  • Pazar yeri işlevi


Din tarihi açısından:


  • Asklepios kültünün varlığı


  • Kudüs dışında benzeri olmayan koruyucu amulet


  • Erken Hristiyanlık dönemi kiliseleri


Antik Kenti Ziyaret Etmek


Hadrianopolis, Karabük'ün Eskipazar ilçesine 3 km mesafede, yerel halkın "Viranşehir" olarak adlandırdığı bölgede yer almaktadır. Bu isim, Selçukluların kenti harap halde bulmasından kaynaklanır.


Ulaşım mesafeleri:


  • Eskipazar merkez: 3 km


  • Karabük merkez: 35 km


  • Safranbolu: 50 km


  • Ankara: Yaklaşık 4-4,5 saat


Kazı ve restorasyon çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış olup, alan ziyarete açıktır. Karşılama merkezi, kafeterya ve dinlenme alanları mevcuttur.


Görülmesi Gereken Yapılar


  1. Askeri kale: Sur duvarları, burçlar ve giriş kapısı


  2. Hamam A: Hypocaust ısıtma sistemi, mozaik zeminler


  3. Hamam B: Sıcak hava tünelleri, geometrik mozaikler


  4. Chora Kilisesi: Hayvan figürlü taban mozaikleri


  5. Dört Nehir Kilisesi: Cennet nehirleri mozaiği, boğa figürü


  6. Geç Roma Villası: Konut mozaikleri


  7. Güney Nekropol: Kayaya oyulmuş mezarlar

 
 
 

Yorumlar


bottom of page