Hadriana Roma Dönemi Kalıntıları: Anadolu Arkeolojisine Işık Tutan Bulgular
- Hadirana Palace Hotel

- 29 Mar
- 7 dakikada okunur

Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti, Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'daki en önemli askeri ve idari merkezlerinden biriydi. Mozaikleriyle dünya çapında tanınan bu antik kent, Roma hamamları, askeri karargah kalıntıları ve zengin arkeolojik buluntularıyla bölge tarihine ışık tutuyor. Son yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan sikkeler, takılar ve koruyucu objeler, kentin Roma dönemindeki stratejik önemini kesin olarak ortaya koydu.
Hadrianopolis'in Roma Dönemi Tarihi
Hadrianopolis, adını MS 76-138 yılları arasında hüküm süren Roma İmparatoru Hadrianus'tan almaktadır. Sürekli seyahat eden ve imparatorluğun dört bir yanını gezen Hadrianus, Anadolu'ya birkaç kez gelmiş ve MS 123-124 yıllarındaki gezisi sırasında Bolu üzerinden kuzeye ilerleyerek bu bölgeden geçmiştir. İmparator, kente kendi adını vererek statüsünü yükseltmiş ve bölgeyi önemli bir askeri üs olarak yapılandırmıştır.
Kazılarda ele geçen silahlar, zırh parçaları ve MS 2. yüzyıla tarihlenen demir bir savaş maskesi, Hadrianopolis'in Roma ordusunun Güney Paphlagonia'daki ana karargahı olduğunu kanıtlamaktadır. Kent, batıda İzmit'ten doğuda Amasya'ya uzanan stratejik askeri ve ticaret yolunun kritik bir kavşağında yer alıyordu.
Kentin Çok Yönlü İşlevi
Roma döneminde Hadrianopolis birden fazla role sahipti:
Askeri üs: Kent, bölgedeki Roma birliklerinin merkez komutanlığı konumundaydı. Özellikle bir süvari birliğinin burada konuşlandığı arkeolojik verilerle tespit edilmiştir. Askerlerin günlük yaşamına dair çok sayıda buluntu ele geçirilmiştir.
Yönetim merkezi: Paphlagonia, Bithynia ve Galatia bölgelerinin kesiştiği bu stratejik nokta, Roma'nın bölgesel yönetim ağında önemli bir halka oluşturuyordu.
Pazar yeri: Çevredeki köylerde bulunan adak yazıtları, kentin Roma döneminde canlı bir ticaret merkezi olduğunu belgeler. İlginç bir şekilde, bugünkü Eskipazar adının kökeni de yaklaşık 1.800 yıl öncesine, bu pazar geleneğine dayanıyor olabilir.
Para basım yetkisi: Hadrianopolis'in kendi adına sikke basma hakkına sahip olması, Roma dünyasında prestijli bir kentsel özerklik statüsünün göstergesiydi. Bu ayrıcalık her kente verilmezdi.
Roma Dönemi Mimari Eserleri
Hadrianopolis'teki yapı kalıntıları, Roma mühendisliğinin ve yaşam kültürünün Anadolu'nun iç kesimlerindeki yansımasını gözler önüne sermektedir.
Askeri Kale
Antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri, MS 3. yüzyılda inşa edilen ve MS 7. yüzyıla kadar kullanılan askeri kaledir. Kale duvarlarındaki yangın izleri, yapının büyük bir çatışma sonucunda tahrip edildiğine işaret etmektedir.
Kalenin özellikleri:
Güçlü sur duvarları ve burçlar
İç kale bölümü (savunma amaçlı)
Ana giriş kapısı (günümüze sağlam ulaşmış)
Çok sayıda iç yapı kalıntısı
Kazılarda ele geçen zırh parçaları, ok uçları, kesici aletler ve özellikle bir demir savaş maskesi, kalenin kesinlikle askeri amaçlı kullanıldığını kanıtlamaktadır. Bu maske, Anadolu'da Roma dönemine ait nadir askeri buluntulardan biridir.
Roma Hamamları
Hadrianopolis'te iki büyük hamam kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Roma hamamları sadece yıkanma yeri değil, aynı zamanda sosyalleşme, spor yapma ve iş görüşmesi yapılan çok amaçlı mekânlardı.
Birinci Hamam (Hamam A):
MS 5. yüzyılda inşa edildiği düşünülen bu yapı, yaklaşık üç yüzyıl boyunca kullanılmıştır. Şu ana kadar 13 ayrı bölümü açığa çıkarılmıştır.
Soyunma odası (Apoditerium): Ziyaretçilerin kıyafetlerini bıraktığı giriş bölümü
Soğuk su bölümü (Frigidarium): Serinlemek için kullanılan havuzlu alan
Ilık bölüm (Tepidarium): Geçiş alanı, vücudu sıcağa hazırlayan mekân
Sıcak bölüm (Caldarium): Hypocaust sistemiyle ısıtılan ana banyo alanı
Hamamın en etkileyici özelliği, zemin altından sıcak hava dolaşımı sağlayan hypocaust ısıtma sistemidir. Künk (pişmiş toprak boru) payelerle desteklenen bu sistem, Roma mühendisliğinin bölgedeki en gelişmiş örneklerinden birini oluşturur. Bazı odaların zeminleri geometrik desenli mozaiklerle süslenmiştir.
İkinci Hamam (Hamam B):
Dokuz bölümden oluşan bu yapı, yakınındaki kiliseyle birlikte düşünüldüğünde Erken Hristiyanlık döneminde dini ritüellerle bağlantılı olarak da kullanılmış olabilir. Sıcak hava tünelleri ve geometrik mozaik döşemeleri dikkat çekicidir.
Geç Roma Villası
MS 4-5. yüzyıla tarihlenen bu konut yapısı, varlıklı bir Roma ailesinin yaşam alanını yansıtmaktadır. Şu ana kadar dokuz odası ortaya çıkarılmıştır.
Bazı odaların zeminleri pişmiş toprak karolar (terrakota) ile döşeli
Diğer odalar renkli mozaiklerle süslü
Bir odanın aile tapınağı (lararium) olarak kullanıldığı tahmin ediliyor
Kazı çalışmaları hâlâ devam ediyor
Mozaikler: Hadrianopolis'in Dünyaya Açılan Penceresi
Hadrianopolis'i arkeoloji dünyasında öne çıkaran en önemli unsur, benzersiz taban mozaikleridir. Bu mozaikler, başka hiçbir antik kentte görülmeyen özgün yorumlama tarzlarıyla dikkat çeker.
Yerel Mozaik Geleneği
Arkeologlar, Hadrianopolis'te bir mozaik atölyesi veya okulu bulunduğunu düşünmektedir. Bu teoriyi destekleyen kanıtlar şunlardır:
Mozaikleri oluşturan küçük taş parçaları (tessera) tamamen yerel kaynaklardan elde edilmiş
Renklendirme için boya kullanılmamış, taşların doğal renkleri değerlendirilmiş
Hemen hemen her yapıda mozaik kalıntısı bulunuyor
Bu kadar yaygın ve kaliteli mozaik üretiminin dışarıdan usta getirilerek yapılması pek olası değil
Kilise Mozaiklerindeki Hayvan Figürleri
MS 5-6. yüzyıllarda inşa edilen kiliselerin taban mozaiklerinde çeşitli hayvan tasvirleri yer almaktadır. "Nuh'un Gemisi" veya "Cennet Bahçesi Hayvanları" olarak yorumlanan bu sahnelerde şu figürler görülür:
Fil: Egzotik hayvanların sembolü, Afrika ile ticari bağlantıların göstergesi
Tavus kuşu: Ölümsüzlük ve cennetin simgesi
Geyik: Saflık ve maneviyatın temsili
Grifon: Aslan gövdeli, kartal başlı ve kanatlı mitolojik yaratık; koruyuculuk sembolü
Kaplan/Panter: Güç ve cesaretin ifadesi
Karaca: Doğanın zarafeti
Bu hayvan figürlerinin yorumlanma biçimi, Hadrianopolis mozaiklerini diğer antik kentlerden ayıran en önemli özelliktir.
Dört Cennet Nehri Mozaiği
Antik kentin en ünlü mozaik kompozisyonlarından biri, Tevrat ve İncil'de adı geçen dört cennet nehrini betimlemektedir. Roma sanatının karakteristik bir tekniği olan personifikasyon kullanılarak, nehirler insan figürleri olarak tasvir edilmiştir:
Geon (Nil): Mısır ve Afrika'nın yaşam kaynağı
Phison: Kutsal metinlerde geçen, muhtemelen Arap yarımadasında kurumuş antik bir nehir
Dicle: Mezopotamya medeniyetlerinin can damarı
Fırat: Bereketli Hilal'in diğer büyük nehri
Aynı kilisenin başka bir bölümünde, suya bakan ve yansımasını gören bir boğa figürü yer alır. Bu detay, mozaik ustalarının sanatsal yetkinliğini gösteren etkileyici bir örnektir.
Bir diğer panoda ise mozaikleri yaptıran hayırseverlerin adları yazılıdır. Himeiro ve Valentina isimli bu kişiler, eserin finansmanını sağlamış ve adlarını tarihe kazımışlardır.
Teknik Mükemmellik
Hadrianopolis mozaiklerinin teknik kalitesi son derece yüksektir:
Alan | Tessera Yoğunluğu (dm² başına) |
Bordürler | 85-88 parça |
Geometrik desenler | 110-125 parça |
Hayvan figürleri | 173-225 parça |
Figürlerde kullanılan yüksek tessera yoğunluğu, detaylı ve gerçekçi tasvirlerin yapılabilmesini sağlamıştır. Her bir taş parçası yaklaşık 1 cm boyutundadır.
Son Dönem Kazı Buluntuları
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle sürdürülen kazılar, her yıl yeni ve önemli buluntular ortaya koymaktadır.
Nehir Tanrısı Betimli Sikke
MS 2. yüzyıla tarihlenen bu bronz sikke, Hadrianopolis'te basılmıştır. Üzerinde kentin resmi adını gösteren yazının yanı sıra bir nehir tanrısı figürü ve "Kezios" yazısı yer almaktadır.
Bu sikkenin önemi büyüktür:
Bugünkü Eskipazar Çayı'nın antik dönemdeki adının Kezios olduğunu ortaya koymuştur
Bu bilgi daha önce hiçbir kaynakta geçmiyordu
Kentin kendi adına para basma yetkisine sahip olduğunu kanıtlar
Sikkenin bir mezarda bulunması da ayrı bir anlam taşır. Roma geleneğinde ölülerin yanına "Charon parası" konurdu. Mitolojiye göre Charon, ölüleri yeraltı dünyasına taşıyan kayıkçıydı ve bu hizmet karşılığında ödeme beklerdi. Bu gelenek, MS 2. yüzyılda Hadrianopolis'te de sürdürülüyordu.
Süslemeli Bronz İğne (Fibula)
MS 5. yüzyıla tarihlenen bu iğne, arbalet (tatar yayı) şeklinde tasarlanmıştır. Roma döneminde fibulalar hem pratik hem de estetik amaçlı kullanılırdı:
Kıyafetlerin uçlarını birbirine tutturmak için
Bir aksesuar ve statü göstergesi olarak
Askeri üniformaların parçası olarak
Bu fibulanın bir mezarda bulunması, defnedilen kişinin muhtemelen asker olduğuna işaret eder. Bu buluntu, Hadrianopolis'teki askeri varlığın yüzyıllar boyunca sürdüğünü gösteren kanıtlardan biridir.
Koruyucu Kolye Ucu (Amulet)
MS 5. yüzyıla tarihlenen bu bronz amulet, Anadolu arkeolojisinde benzersiz bir buluntudur. Üzerindeki betimlemeler şöyledir:
Ön yüz: At üzerinde bir süvari, elindeki mızrakla bir şeytan figürünü alt ediyor. Bu sahne, Hz. Süleyman'ın kötülüğe karşı zaferini simgeliyor.
Arka yüz: Dört büyük meleğin adları yazılı: Azrail, Cebrail, Mikail ve İsrafil.
Bu tür amuletler, sahibini kötülüklerden koruduğuna inanılan tılsımlardı. Dünyanın başka yerlerinde benzer bir örnek yalnızca Kudüs'te bulunmuştur. Bu durum iki farklı sonuca işaret eder:
Hadrianopolis, antik dönemde önemli bir dini merkez ve hac noktasıydı
Hz. Süleyman figürü, aynı zamanda orduların komutanı olarak bilindiğinden, buradaki süvari birliği için koruyucu bir sembol olarak tercih edilmiş olabilir
Roma Dönemi Oyun Taşları
MS 5. yüzyıla ait kemikten yapılmış oyun taşları, Roma askerlerinin boş zamanlarını nasıl geçirdiğine dair ipuçları verir. Bu taşlar iki farklı oyunda kullanılıyordu:
Ludus Latrunculi: Strateji oyunu, günümüzdeki satranç veya damanın atası sayılabilir
Duodecim Scripta: Tavla benzeri bir zar oyunu
Her iki oyun da askeri strateji öğretmek amacıyla orduda yaygın olarak oynanırdı. Bu buluntular, Hadrianopolis'teki askeri varlığın MS 5. yüzyılda da aktif olduğunu göstermektedir.
Güney Nekropol: Ölülerle Birlikte Gömülen Tarih
Nekropol (ölüler şehri), antik kentin güneyindeki kayalık alana oyulmuş mezarlardan oluşmaktadır. MS 2. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar yaklaşık 500 yıl boyunca gömüler yapılmıştır.
Nekropolün özellikleri:
Toplam 146 mezar tespit edilmiş
Kayalara oyulmuş oda şeklinde mezarlar
Dikdörtgen girişlerden içeri iniliyor
Bazı mezarlar 4 metre derinliğinde
Bu nekropol, Güney Paphlagonia bölgesinde arkeolojik kazı yapılan tek Roma dönemi mezarlık alanıdır. Bu nedenle bölgenin ölü gömme gelenekleri hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır.
Mezarlarda bulunan objeler arasında takılar, sikkeler, cam kaplar ve seramikler yer almaktadır. Bunlar hem ölü kültü ritüellerini hem de dönemin günlük yaşamını aydınlatmaktadır.
Cam Üretim Merkezi
Hadrianopolis'in Roma dönemindeki en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri cam üretimiydi. Kazılarda ortaya çıkan bir atölye yapısı, kentin bölgeler arası cam ticaretinde söz sahibi olduğunu kanıtlamıştır.
Cam atölyesi buluntuları:
Üretim hatası nedeniyle atılmış cam parçaları
İşlenmemiş ham cam külçeleri
Cam eritme fırınlarının izleri
Aynı renk ve dokuda çok sayıda cam kap parçası
Bu bulgular, Hadrianopolis'te camın ham madde olarak dışarıdan getirilip burada şekillendirildiğini göstermektedir. Üretilen cam eşyalar hem yerel pazara hem de çevre bölgelere satılıyordu.
Sağlık Tanrısı Asklepios Kültü
Kazılarda bulunan bir adak yazıtı, Hadrianopolis'te sağlık tanrısı Asklepios'a tapınıldığını kesin olarak kanıtlamıştır. Roma dünyasında Asklepios tapınakları, hastaların şifa bulmak için geldiği merkezlerdi.
Bu tür tapınaklarda:
Hastalar geceyi tapınakta geçirir ve rüyalarında tanrıdan tedavi mesajları alırdı
Rahipler tıbbi uygulamalar yapardı
İyileşen hastalar adak hediyeleri bırakırdı
Asklepios kültünün varlığı, Hadrianopolis'in sadece askeri ve ticari değil, aynı zamanda dini ve sağlık açısından da bölgesel bir merkez olduğunu göstermektedir.
5.500 Yıllık Yeraltı Yerleşkesi
Hadrianopolis'teki en şaşırtıcı keşiflerden biri, kayalara oyulmuş yeraltı yerleşkesidir. Bu yapı kompleksi, Roma döneminden çok daha önce, Kalkolitik Çağ'da (MÖ 4. binyıl) kullanılmaya başlanmıştır.
Yerleşkenin özellikleri:
Dört tünel ve üç salon
Duvarlarda aydınlatma için oyulmuş nişler
Su depolamak için sarnıç
Farklı dönemlere ait seramik ve alet buluntuları
Bu keşif, bölgedeki insan yerleşiminin 5.500 yıldan daha eskiye dayandığını ortaya koymuştur. Yapı, Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanılmaya devam etmiştir.
Roma Kalıntılarının Tarihsel Değeri
Hadrianopolis, Anadolu arkeolojisi için birçok açıdan benzersiz veriler sunmaktadır:
Askeri tarih açısından:
Roma ordusunun Güney Paphlagonia'daki varlığının ilk somut kanıtları
Süvari birliğinin tespiti
Askeri günlük yaşama dair objeler (silahlar, oyun taşları, fibulalar)
Sanat tarihi açısından:
Dünyada eşi olmayan mozaik yorumlama tarzları
Yerel mozaik okulu geleneği
Nehir personifikasyonları ve hayvan tasvirleri
Ekonomi tarihi açısından:
Cam üretim ve ticaretinin belgelenmesi
Kentin sikke basma yetkisi
Pazar yeri işlevi
Din tarihi açısından:
Asklepios kültünün varlığı
Kudüs dışında benzeri olmayan koruyucu amulet
Erken Hristiyanlık dönemi kiliseleri
Antik Kenti Ziyaret Etmek
Hadrianopolis, Karabük'ün Eskipazar ilçesine 3 km mesafede, yerel halkın "Viranşehir" olarak adlandırdığı bölgede yer almaktadır. Bu isim, Selçukluların kenti harap halde bulmasından kaynaklanır.
Ulaşım mesafeleri:
Eskipazar merkez: 3 km
Karabük merkez: 35 km
Safranbolu: 50 km
Ankara: Yaklaşık 4-4,5 saat
Kazı ve restorasyon çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmış olup, alan ziyarete açıktır. Karşılama merkezi, kafeterya ve dinlenme alanları mevcuttur.
Görülmesi Gereken Yapılar
Askeri kale: Sur duvarları, burçlar ve giriş kapısı
Hamam A: Hypocaust ısıtma sistemi, mozaik zeminler
Hamam B: Sıcak hava tünelleri, geometrik mozaikler
Chora Kilisesi: Hayvan figürlü taban mozaikleri
Dört Nehir Kilisesi: Cennet nehirleri mozaiği, boğa figürü
Geç Roma Villası: Konut mozaikleri
Güney Nekropol: Kayaya oyulmuş mezarlar




Yorumlar