top of page

Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Antik Dönem Banyo Kültürünün İzleri

Hadriana Roma hamamı kalıntıları

Hadriana Roma hamamı kalıntıları, Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianoupolis Antik Kenti'nin en iyi korunmuş yapılarından ikisini oluşturmaktadır. Hamam A ve Hamam B olarak adlandırılan bu iki anıtsal yapı, Roma İmparatorluğu'nun banyo kültürünü, mühendislik becerisini ve sosyal yaşam anlayışını Anadolu'nun iç bölgelerinde gözler önüne sermektedir. Hadriana Roma hamamı kalıntıları, yalnızca yıkanma amaçlı birer yapı değil; aynı zamanda kentin toplumsal merkezi, sanat vitrini ve mühendislik harikasıdır. Bu yazıda Hadriana Roma hamamı kalıntılarını, mimari detaylarını, ısıtma sistemlerini, mozaiklerini ve dönemin banyo kültürünü kapsamlı biçimde ele alıyoruz.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Roma Banyo Kültürünün Temelleri


Roma Hamamlarının Toplumsal İşlevi


Hadriana Roma hamamı kalıntılarını anlamak için öncelikle Roma İmparatorluğu'ndaki banyo kültürünün ne anlama geldiğini kavramak gerekir. Romalılar için hamam, yalnızca vücut temizliğinin yapıldığı bir yer değildi; aynı zamanda sosyal hayatın en canlı merkezi, iş görüşmelerinin yapıldığı, felsefi tartışmaların sürdürüldüğü ve dostlukların kurulduğu kamusal bir mekândı. Roma'nın büyük hamamları olan thermae yapıları, gymnasion (spor salonu), palaestra (güreş alanı), kütüphane ve bahçeleriyle adeta birer kültür kompleksiydi.

Roma vatandaşları gün içinde öğleden sonra saatlerinde hamamlara gider, caldarium (sıcak bölüm), tepidarium (ılık bölüm) ve frigidarium (soğuk bölüm) arasında dolaşarak bir yıkanma ritüeli uygulardı. Bu ritüel genellikle önce palaestra'da egzersizle başlar, ardından sıcak hamamda gözeneklerin açılmasıyla devam eder, strigilis adı verilen metal kaşıyıcılarla vücuttaki kir ve yağ temizlenir ve son olarak soğuk suya dalınarak kan dolaşımı canlandırılırdı. Hadriana Roma hamamı kalıntıları, bu zengin kültürel geleneğin Paphlagonia bölgesindeki somut kanıtlarını sunmaktadır.


Hristiyanlığın Yıkanma Kültürüne Etkisi


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının inşa edildiği dönem, Roma'nın pagan banyo kültüründen Hristiyan dünyasının yıkanma anlayışına geçiş süreciyle örtüşmektedir. MS 4. yüzyılda Hristiyanlığın resmi din olarak kabulünden sonra hamam kültürü önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Erken Hristiyan döneminde kilise babaları, hamamlardaki çıplaklık ve karışık yıkanma uygulamalarını eleştirmiş, ancak hijyen ve sağlık amacıyla yıkanmayı tamamen reddetmemiştir.


Hadrianoupolis hamamları, tam da bu geçiş döneminin mimari yansımalarını taşımaktadır. Kenttin piskoposluk merkezi olarak güçlenmesiyle birlikte hamamlar, pagan dönemdeki eğlence işlevlerinden arınarak daha çok hijyen ve sağlık odaklı yapılara dönüşmüştür. Kitabın üçüncü bölümü olan "Hamam A'nın Mimarisi ve Hristiyanlık İnancının Yıkanma Üzerindeki Etkileri" başlığıyla yayımlanan akademik çalışma, bu dönüşüm sürecini detaylı biçimde incelemektedir.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Hamam A Yapısı


Konumu ve Keşfi


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının ilk ve en büyük yapısı olan Hamam A, antik kentin güney kesiminde yer almaktadır. Yapı, 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ersin Laflı başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilmiştir. 2006 yılında başlayan kazı çalışmaları 2007 yılında da devam etmiş ve yapının büyük bölümü gün yüzüne çıkarılmıştır. Hamam A, Dört Nehir Kilisesi'nin (Kilise B) yaklaşık 350 metre güneybatısında, Göksu Deresi Vadisi'nin 500 metre kuzeyinde, doğal bir teras üzerine oturtulmuş konumda bulunmaktadır.


Mimari Plan ve Bölümler


Hadriana Roma hamamı kalıntıları arasında en görkemli yapı olan Hamam A, anıtsal ölçekleriyle kentin önemli bir kamusal yapısıdır. Kazı çalışmaları sonucunda yapıda toplam 15 farklı mekân tespit edilmiştir. Bu mekânların 13'ü 2006 yılı kazılarında, ikisi ise 2007 yılında ortaya çıkarılmıştır. Akademik değerlendirmelere göre hamam altı ana bölümden oluşmaktadır. Yapı, doğu-batı doğrultusunda iki ayrı kotta inşa edilmiştir ve teraslar kuzey-güney yönünde konumlanmaktadır.


Roma hamam mimarisinin klasik şemasına uygun olarak Hamam A'da şu bölümler yer almaktadır:


Apodyterium (Soyunma Odası): Hamamın giriş bölümü olarak hizmet veren bu alan, ziyaretçilerin giysilerini bıraktığı ve yıkanma sonrasında giyindiği mekândır. Roma hamamlarında bu bölümde genellikle duvara gömme nişler veya ahşap dolaplar bulunurdu.


Frigidarium (Soğuk Bölüm): Yıkanma ritüelinin son aşamasının gerçekleştiği soğuk su havuzunun bulunduğu bölümdür. Roma geleneğinde sıcak hamamdan çıkan kişi, soğuk suya girerek kan dolaşımını canlandırır ve gözeneklerin kapanmasını sağlardı.


Tepidarium (Ilık Bölüm): Sıcak ve soğuk bölümler arasında geçiş alanı işlevi gören ılık bölüm, vücudun ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmaması için tasarlanmıştır. Hadriana Roma hamamı kalıntılarında tepidarium bölümünde "spacer tubes" (boşluk tüpleri) tespit edilmiştir. Bu tüpler, duvarlardan sıcak havanın geçmesini sağlayarak mekânın ılık tutulmasına yardımcı olan mühendislik elemanlarıdır.


Caldarium (Sıcak Bölüm): Hamamın en sıcak bölümü olan caldarium, hypocaust sistemiyle ısıtılan zemin üzerine inşa edilmiştir. Bu bölümde sıcak su havuzu (alveus) ve yıkanma alanları bulunmaktaydı. Hadriana Roma hamamı kalıntılarının caldarium bölümünde de tepidarium'da olduğu gibi spacer tubes varlığı tespit edilmiştir. Bu durum, her iki bölümün de hem yerden hem duvardan ısıtma sistemine sahip olduğunu göstermektedir.


Praefurnium (Fırın/Ocak Bölümü): Hamamın ısıtma sisteminin kalbi olan praefurnium, odun yakılarak sıcak hava ve su üretilen bölümdür. Burada yakılan ateşin dumanı ve sıcak havası, hypocaust sisteminin kanallarına yönlendirilerek tüm yapının ısıtılmasını sağlardı.


Servis Alanları: Hamamın işletilmesi için gerekli olan su depolama, yakıt depolama ve personel alanlarını kapsayan bölümlerdir.


Hypocaust Isıtma Sistemi


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının en dikkat çekici mühendislik özelliği, hypocaust (yerden ısıtma) sistemidir. Hypocaust, Roma mühendisliğinin en parlak buluşlarından biri olup, modern merkezi ısıtma sistemlerinin atası sayılmaktadır. Sistem, zemin altında oluşturulan bir boşluk aracılığıyla sıcak havanın dolaşmasını sağlayarak üzerindeki mekânları ısıtmaktaydı.


Hamam A'daki hypocaust sistemi, zemin seviyesinin altında düzenli aralıklarla yerleştirilen payeler (pilae) üzerine oturtulmuş bir askı zemin (suspensura) prensibiyle çalışmaktadır. Hadriana Roma hamamı kalıntılarında bulunan hypocaust payelerinin önemli bir bölümünün künklerden (pişmiş toprak borular) oluşturulmuş olması dikkat çekici bir mimari detaydır. Taş veya tuğla payeler yerine künk kullanımı, yapım maliyetini düşürürken aynı zamanda yerel malzeme kaynaklarının etkin kullanıldığını göstermektedir. Bu özellik, Hadrianoupolis'in yerel yapım geleneklerinin Roma mühendislik standartlarıyla harmanlandığının somut bir kanıtıdır.

Praefurnium'da yakılan ateşin ürettiği sıcak hava, önce caldarium altındaki boşluktan geçerek zemini ısıtır, ardından spacer tubes aracılığıyla duvarlara yönlendirilerek mekânın tamamının ısıtılmasını sağlardı. Duman ve soğuyan hava, çatıdaki bacalardan dışarı atılırdı.

Bu sistem, sıcaklık kontrolünün hassas biçimde yapılabilmesine olanak tanıyordu: praefurnium'a en yakın bölüm olan caldarium en sıcak, en uzak bölüm olan frigidarium ise en soğuk mekân oluyordu.


Hamam A'nın 11 Numaralı Bölüm Mozaiği


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının sanatsal boyutunu en iyi gösteren unsurlardan biri, Hamam A'nın 11 numaralı bölümünde bulunan zemin mozaiğidir. MS 5-6. yüzyıla tarihlenen bu mozaik, geometrik desenlerle bezenmiştir. Mozaikte kullanılan tesseralar (mozaik taşları), düzenli geometrik kompozisyonlar oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Bu mozaik, hamamın yalnızca işlevsel bir yapı olmadığını, aynı zamanda estetik açıdan da özen gösterilen bir kamusal mekân olduğunu kanıtlamaktadır.


Yapım Evreleri ve Kullanım Süresi


Hadriana Roma hamamı kalıntıları arasında Hamam A, birden fazla yapım ve onarım evresi geçirmiştir. Arkeolojik verilere göre yapı MS 5. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş ve MS 8. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık 225-300 yıl boyunca kullanılmıştır. Bu uzun kullanım süresi boyunca hamam, çeşitli dönemlerde tamirat ve yenileme çalışmalarına tabi tutulmuştur. Yaklaşık 50 yıllık periyotlarla gerçekleştirilen onarımlar, yapının aktif kullanımının MS 475-700 yılları arasında yoğunlaştığını göstermektedir.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Hamam B Yapısı


Konumu ve Mimari Özellikleri


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının ikinci büyük yapısı olan Hamam B, antik kentin çekirdek bölgesinde, kent merkezine daha yakın bir konumda yer almaktadır. Kuzeybatı Nekropol Kilisesi'nin (Kilise C) yaklaşık 15-20 metre güneyinde konumlanan bu yapı, 2006-2008 kazı sezonlarında ortaya çıkarılmıştır. Hamam B, Hamam A'ya göre daha kompakt bir plana sahip olmasına rağmen, aynı mühendislik ilkelerine dayanan gelişmiş bir ısıtma sistemine sahiptir.


Hypocaust Bölümü ve Sıcak Hava Tünelleri


Hamam B'nin en dikkat çekici mimari özelliği, iyi korunmuş hypocaust bölümü ve sıcak hava tünelleridir. Kazı arşivi fotoğraflarında net biçimde görülebilen bu tüneller, praefurnium'dan üretilen sıcak havanın zemin altından ve duvarlardan dolaştırılarak mekânların ısıtılmasını sağlayan karmaşık bir kanal sistemidir. Hamam A'daki sistemle karşılaştırıldığında Hamam B'nin sıcak hava tünellerinin daha dar ve doğrusal bir düzende olduğu, bu durumun yapının daha küçük ölçeğiyle uyumlu olduğu görülmektedir.


Hamam B'nin 6 Numaralı Bölüm Mozaiği


Hamam A'da olduğu gibi Hamam B'nin de belirli bölümleri mozaiklerle süslenmiştir. 6 numaralı bölümde bulunan zemin mozaiği, geometrik motiflerle bezenmiştir. Hadrianoupolis'teki MS 5-6. yüzyıl yapılarından Kilise A, Kilise B, Hamam A ve Geç Roma Konutu'nda da benzer tasarım ve motiflere rastlanması, kentin bu dönemde tutarlı bir sanatsal üsluba sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu mozaik repertuvarı, Makedonya'daki Heraclea Lyncestis Doğu Bazilikası, Bursa Yerkapı Mozaikli Yapı ve Kos St. Stephanos Bazilikası gibi çağdaş örneklerle üslup paralellikeri göstermektedir.


Hamam B ve Kilise C İlişkisi


Hadriana Roma hamamı kalıntıları arasında Hamam B'nin konumu, kentin kentsel planlaması hakkında önemli ipuçları vermektedir. Yapının Kilise C'ye olan yakınlığı (15-20 metre), hamam ile kilise arasında işlevsel bir bağlantı olabileceğini düşündürmektedir. Erken Hristiyan döneminde hamamlar, vaftiz törenleri öncesinde ritüel arınma amacıyla da kullanılmaktaydı. Ayrıca manastır komplekslerinde keşişlerin hijyen ihtiyaçlarını karşılamak için hamamlar inşa edilmesi yaygın bir uygulamaydı. Hamam B'nin Kilise C ile mekânsal ilişkisi, Hadrianoupolis'te dini ve sivil yapılar arasındaki organik bütünlüğü yansıtmaktadır.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Roma Su Mühendisliği


Su Temini ve Altyapı


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının işletilebilmesi için devasa miktarda suya ihtiyaç duyulmaktaydı. Roma hamamlarında günlük su tüketimi binlerce litre seviyesindeydi. Bu suyun temini için aquaeductus (su kemeri) sistemleri, sarnıçlar ve doğal kaynaklardan yararlanılmaktaydı. Hadrianoupolis'in Göksu Deresi Vadisi'ne yakın konumu, hamamlar için gerekli su kaynağına erişimi kolaylaştıran stratejik bir avantaj sağlamaktaydı. Yüzey araştırmalarında antik kentte aquaeductus mimari parçalarının tespit edilmiş olması, kent çapında organize bir su iletim ağının varlığına işaret etmektedir.


Atık Su ve Kanalizasyon


Roma mühendisliğinin dikkat çekici yönlerinden biri de atık su yönetimiydi. Hamamlarda kullanılan su, cloaca (kanalizasyon) kanalları aracılığıyla kent dışına tahliye edilmekteydi. Hypocaust sisteminden çıkan duman ve is ise baca kanallarıyla dışarı atılıyordu. Hadriana Roma hamamı kalıntılarında tespit edilen zemin eğimleri ve kanal izleri, bu tür bir atık su yönetim sisteminin varlığını düşündürmektedir.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları ve Geç Roma Konutu İlişkisi


Hadriana Roma hamamı kalıntılarının yakın çevresinde bulunan Geç Roma Konutu (villa), hamam yapılarıyla birlikte değerlendirildiğinde kentin seçkin sakinlerinin yaşam standardı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Geç Roma Konutu'nda atrium (iç avlu) ve triclinium (yemek salonu) bölümleri tespit edilmiştir. Bu villa, mozaik zeminlere sahip olması bakımından Hamam A ve Hamam B ile ortak sanatsal özelliklere sahiptir.

Roma döneminde zengin ailelerin evlerinde özel hamamlar (balneum) bulunması yaygın bir uygulamaydı. Ancak kentin iki ayrı büyük kamusal hamamı barındırması, Hadrianoupolis'in nüfusunun ve ekonomik gücünün özel hamamlarla yetinmeyecek düzeyde olduğunu göstermektedir. MS 4-6. yüzyıllar arasında kentin nüfusunun 50.000 civarına ulaştığı tahmin edilmektedir ve iki büyük kamusal hamam, bu kalabalık nüfusun hijyen ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için inşa edilmiş olmalıdır.


Hadriana Roma Hamamı Kalıntıları: Akademik

Değerlendirmeler


Hadriana Roma hamamı kalıntıları, akademik literatürde birden fazla çalışmayla ele alınmıştır. "Karabük-Eskipazar Paphlagonia Hadrianoupolis'i (2010-2014 Sezonları)" kitabının üçüncü bölümü, "Hamam A'nın Mimarisi ve Hristiyanlık İnancının Yıkanma Üzerindeki Etkileri" başlığıyla sekiz alt başlıktan oluşan kapsamlı bir değerlendirme sunmaktadır. Bu bölümde hamamın bölümleri, işlevleri, yapım evreleri ve dönem özellikleri detaylı biçimde incelenmektedir.


Sami Patacı'nın "Paphlagonia Hadrianoupolis'i Hamam A ve A Kilisesi Mozaikleri" başlıklı makalesi (Journal of Mosaic Research 4, 2011), Hamam A'nın mozaiklerini uluslararası mozaik araştırmaları bağlamında değerlendirmiştir. Ayrıca Serdal Biçer'in Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde tamamladığı "Karabük İli, Eskipazar İlçesi, Hadrianoupolis Antik Kentinde Bulunan Geç Antik Dönem Yapılarından A Hamamının Koruma Önerisi" başlıklı yüksek lisans tezi (2010), Hamam A'nın restorasyon ve koruma sorunlarını mimari miras perspektifinden ele almıştır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page