top of page

Hadrianapolis Mozaiklerindeki Tanrı Figürleri: Mitolojik Sahnelerin İzinde

Hadrianapolis Mozaiklerindeki Tanrı Figürleri

Karabük'ün Eskipazar ilçesinde, "Viranşehir" olarak bilinen alanda yüzyıllardır toprak altında uyuyan Hadrianoupolis Antik Kenti, kazılarla gün yüzüne çıktıkça antik dünyanın inanç dünyasına da ışık tutuyor. "Karadeniz'in Zeugması" olarak anılan bu kent, mozaiklerindeki benzersiz yorumlama tarzı ve tanrısal figürleriyle arkeoloji dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Peki Hadrianoupolis mozaiklerinde hangi tanrılar ve mitolojik varlıklar betimlenmiş? Bu figürler bize kentin dini yaşamı hakkında ne söylüyor?


Asklepios: Karadeniz'in İlk Şifa Tanrısı


Hadrianoupolis'in en çarpıcı keşiflerinden biri, 2022 yılında iç kalede bulunan MS 2. yüzyıla ait bir yazıttı. Yazıtta "Kurtarıcı Asklepios'a Ailios Deiotaros sundu" ifadesi yer alıyor. Bu keşif, Karadeniz Bölgesi'nde Asklepios kültünün ilk kez epigrafik olarak belgelenmesi açısından büyük önem taşıyor.


Antik dünyanın sağlık ve hekimlik tanrısı Asklepios, Zeus'un torunu ve Apollon'un oğludur. Elinde yılanlı asasıyla tasvir edilen bu tanrının adına kurulan Asklepionlar, antik çağın hastaneleri işlevini görüyordu. Hadrianoupolis'te daha önce kentin kendi bastığı sikkelerde Asklepios figürleri görülmüş, bir adak sütununda ise şifa tanrısının sembolleri olan patera ve yılan kabartmaları tespit edilmişti. Ancak yazıtın ortaya çıkması, bu kültün varlığını kesin olarak kanıtladı.


Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın işaret ettiği önemli bir detay daha var: Hadrianoupolis sınırları içindeki Akkaya termal kaynağı. Antik çağda Asklepionlar genellikle sıcak su kaynaklarının yakınına kurulurdu; çünkü şifalı suların tanrının iyileştirici gücünü artırdığına inanılırdı. Romalı mimar Vitruvius da yapıtında Asklepios tapınaklarının sağlıklı kaynak suları bulunan yörelerde inşa edilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bu bağlamda Hadrianoupolis, Roma döneminin önemli kült merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor.


Nehir Tanrısı Kezios ve Charon Geleneği


Hadrianoupolis'in güney nekropolünde yapılan kazılarda ortaya çıkan bir sikke, kentin tanrısal dünyasına farklı bir pencere açtı. Roma döneminde Hadrianopolis'te basılmış bu sikkede bir Nehir Tanrısı betimi ve altında "Kezios" yazısı yer alıyor. Bu keşif, antik dönemde Eskipazar Çayı'nın Kezios adını taşıdığını ortaya koyan literatürde daha önce bilinmeyen bir bilgidir.


Sikkenin bir mezar içinde bulunmuş olması da ayrıca anlamlıdır. Antik Yunan ve Roma geleneğinde ölülerin yanına "Charon sikkesi" bırakılırdı; çünkü mitolojiye göre kayıkçı Charon, ölülerin ruhlarını yeraltı dünyasına taşırken karşılığında bir sikke isterdi. Hadrianoupolis'teki bu buluntu, MS 2. yüzyılda kentte Charon geleneğinin sürdüğünü gösteriyor.


Grifon: Cesareti ve Gücü Birleştiren Mitolojik Koruyucu


Hadrianoupolis'in MS 5. yüzyıla tarihlenen Chora Kilisesi (Kilise A), tamamı mozaikle kaplı zeminiyle antik kentin en görkemli yapılarından biridir. Buradaki Nuh'un Gemisi sahnesinde fil, tavus kuşu, geyik, kaplan gibi hayvanların arasında bir grifon tasviri dikkat çeker. Aslan vücutlu, kartal başlı ve kanatlı bu mitolojik yaratık, antik dünyada cesareti ve gücü simgeliyordu.


Grifonun Nuh'un Gemisi sahnesinde yer alması, pagan mitolojisi ile Hristiyan ikonografisinin iç içe geçtiğinin somut kanıtıdır. Hristiyanlıkta grifon, inanlara zulmedenlere karşı bir tehdit sembolü olarak kabul edilmiştir. Hadrianoupolis örneğindeki grifon tasviri, başka hiçbir yerleşimde görülmeyen özgün bir yorumlama tarzı sergiliyor.


Cennet Nehirleri: Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Personifikasyonlar


Hadrianoupolis'in belki de en olağanüstü tanrısal tasvirleri Dört Nehir Kilisesi'nde (Kilise B) yer alır. MS 5.-6. yüzyıla tarihlenen kilisenin naos zemininde Eski Ahit'te adı geçen dört Cennet Nehri, insan figürleri olarak betimlenmiştir: Geon (Nil), Phison, Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat). Bu figürler, ellerinde içinden nehirlerin aktığı cornucopia (bereket boynuzu) taşıyan iki kadın ve iki erkek olarak işlenmiştir. Her figürün adı sol üst köşesinde Grekçe olarak yazılıdır.


Bu personifikasyonların dünya arkeolojisindeki önemi büyüktür: nehirlerin insan biçiminde betimlendiği bu tarz, dünyada başka hiçbir yerde görülmemiştir. Antik dönemde doğa güçlerinin tanrısallaştırılması yaygın bir gelenekti; ancak Hadrianoupolis sanatçıları bu geleneği benzersiz bir şekilde Hristiyan teolojisiyle harmanlayarak eşsiz bir eser ortaya koymuştur.


Tavus Kuşu: Tanrıların Kutsal Habercisi


Dört Nehir Kilisesi'nin apsis zemininde karşılıklı duran iki tavus kuşu, bir kaptan su içerken betimlenmiştir. Kabın içinden sarmaşık dalları filizlenip yükseliyor. Bu sahne, paradeisos yani cennet bahçesi temasını yansıtır.


Roma döneminde tavus kuşu, ruhları tanrıların katına taşıyan kutsal bir varlık olarak kabul edilirdi. Antik inançta bu kuşun etinin çürümediğine, dolayısıyla ölümsüzlüğü simgelediğine inanılırdı. Hristiyanlık sanatına geçişte de bu sembolizm korunmuş; tavus kuşu, cennetin kutsal suyundan içerek ölümsüzlüğe kavuşmanın simgesi olmuştur. Türk kültüründe "tanrı kuşu" veya "cennet kuşu" olarak bilinen tavusun Hadrianoupolis mozaiklerindeki tasviri, bu kadim inancın en iyi korunmuş örneklerinden biridir.


Pagan ve Hristiyan Dünyalarının Buluşma Noktası


Hadrianoupolis mozaiklerinin en dikkat çekici özelliği, pagan ve Hristiyan sembolizminin bir arada yaşamasıdır. MS 5. yüzyılda yapılan mozaiklerde pagan etkili sembolizm anlayışı hâlâ devam ediyordu. Ne var ki MS 6. yüzyılda bu pagan etkisini ortadan kaldırmak amacıyla mozaiklerin üzeri mermer plakalarla kapatılmıştır. Paradoks şu ki: geçmişi gömmeyi amaçlayan bu uygulama, mozaiklerin yüzyıllar boyunca bozulmadan korunmasını sağlayarak geleceğe ışık tutmuştur.


Kentin yakınındaki Kimistene'de tespit edilen Zeus Kimistenos tapınağı kalıntıları ve MS 195-97 tarihli Demeter ile Kore'ye ithaf edilmiş kaya yazıtı, bölgedeki pagan kültlerinin çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. Hadrianoupolis, paganlıktan Hristiyanlığa geçişin tüm katmanlarını mozaiklerinde koruyan nadir antik kentlerden biridir.


Antik Tanrıların İzinde Bir Yolculuk


Hadrianoupolis mozaiklerindeki tanrı figürleri, yalnızca sanat eseri değil; bir medeniyetin inanç haritasıdır. Asklepios'un şifa veren dokunuşundan Nehir Tanrısı Kezios'un sularına, grifonun koruyucu kanatlarından cennet nehirlerinin insan yüzlerine kadar her figür, antik insanın tanrılarla kurduğu derin bağı anlatır.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page