top of page

Hadrianapolis Stylites Azizi: Sütun Üstünde Geçen Bir Ömrün Hikayesi

Hadrianapolis Stylites aziz hikayesi

Hadrianapolis Stylites aziz hikayesi, inanç tarihinin en sıra dışı örneklerinden birini bugünkü Karabük'ün Eskipazar ilçesine taşır. Stylites sözcüğü Yunanca "stylos" yani sütun kelimesinden gelir ve sütun üzerinde yaşamayı seçen çileci keşişleri tanımlar. Bu geleneğin en önemli üç temsilcisinden biri olan Aziz Alypius, doğduğu kent Hadrianoupolis'te yaklaşık 67 yıl boyunca bir sütunun tepesinde yaşamıştır. Peki bu kişi kimdir, neden bir sütunun üzerinde ömür geçirmiştir ve Eskipazar'daki antik kentte izleri hâlâ bulunabilir mi? Hadrianapolis Stylites aziz hikayesi, işte bu soruların cevaplarını içerir.


Stylites Geleneği Nedir ve Nasıl Doğmuştur?


Sütun Azizliğinin Kökeni: Suriye'den Anadolu'ya


Hadrianapolis Stylites aziz hikayesini anlamak için önce bu geleneğin kökenine bakmak gerekir. Sütun azizliği, Erken Hristiyanlık döneminde ortaya çıkmış bir çilecilik (asketizm) biçimidir. Bu geleneğin bilinen ilk temsilcisi, MS 390 civarında Kilikya'da (bugünkü Gaziantep İslahiye yakını) doğan Yaşlı Simeon Stylites'tir. Simeon, MS 423'te Halep yakınlarındaki bir sütunun tepesine çıkmış ve ölümüne kadar geçen 36 yıl boyunca bir daha inmemiştir.

Giderek yükseltilen sütununun tepesindeki küçük platformda ayakta durarak dua etmiş, vaaz vermiş ve uzak diyarlardan gelen hacılara rehberlik etmiştir. Simeon'un ardından İstanbul yakınlarında 33 yıl sütun üzerinde yaşayan Daniel Stylites ve Antakya'da 68 yıl süreyle sütunda kalan Genç Simeon gibi takipçiler gelmiştir. Sütun azizliği yalnızca Doğu Hristiyanlığına özgü bir gelenek olarak kalmış, Batı'da neredeyse hiç benimsenmemiştir.


Stylites'ler Neden Sütun Üzerinde Yaşıyordu?


Sütun azizleri, bedenlerini çile yoluyla arındırarak ruhlarının kurtuluşunu sağlayacaklarına inanıyorlardı. Dünyevi ayartmalardan fiziksel olarak uzaklaşmak, kalabalıklardan kaçınarak kesintisiz ibadete yoğunlaşmak ve gökyüzüne yaklaşarak Tanrı'ya daha yakın olmak, bu yaşam biçiminin temel motivasyonlarıydı. Ancak sütun azizleri toplumdan tamamen kopmuş değildi. Aksine, sütunlarının tepesinden vaaz veriyor, öğüt isteyenlere danışmanlık yapıyor, hatta imparatorlara mektup yazıyorlardı. Zamanla sütunların çevresine manastırlar kurulmuş, bu alanlar birer hac merkezi haline gelmiştir.


Hadrianapolis Stylites Azizi: Alypius Kimdir?


Hadrianapolis'te Doğan Aziz


Hadrianapolis Stylites aziz hikayesinin kahramanı, tam adıyla Aziz Alypius Stylites'tir. Yunanca adıyla Ἀλύπιος ὁ Στυλίτης olarak bilinen Alypius, MS 520-522 yılları civarında Hadrianoupolis kentinde, yani bugünkü Eskipazar'da dünyaya gelmiştir. Babası çocuk henüz küçükken vefat etmiş, dindar annesi onu kentin piskoposu Theodore'nin yanına eğitime göndermiştir. Annesi tüm mal varlığını yoksullara dağıtarak diakon (kilise hizmetlisi) olmuş ve çileci bir yaşam sürmüştür. Alypius, Piskopos Theodore'nin gözetiminde dini eğitimini tamamlamış ve kilisede diyakoz olarak görev yapmıştır. Ancak gönlü münzevi yaşama, yalnızlığa ve ibadete çekiyordu. Piskopos Theodore ise bu isteğe uzun süre izin vermemiştir.


Euphemia Kilisesi'nin İnşası ve Sütuna Çıkış


Alypius bir keresinde Piskoposu ile birlikte Konstantinopolis'e giderken Kadıköy'deki (Kalkedon) Azize Bassa mabedinde uyuyakalmıştır. Rüyasında Kadıköy'ün koruyucusu Azize Euphemia ona görünmüş ve kentine dönüp kendi adına bir kilise inşa etmesini söylemiştir. Bunun üzerine yaklaşık 32 yaşında Hadrianoupolis'e geri dönen Alypius, şehrin eski nekropolü yakınlarındaki harap bir pagan tapınağı üzerinde, halkın yardımlarıyla, Şehit Euphemia adına bir kilise inşa etmiştir. Bu alan, halk arasında şeytani görüntüler nedeniyle korkulan ve herkesin uzak durduğu bir mezarlık mevkiiydi. Alypius, önce buraya bir haç dikmiş, ardından kiliseyi tamamlamış ve hemen yakınına yüksek bir sütun diktirerek bu sütunun tepesine çıkmıştır. Bir daha da inmemiştir.


Sütun Üzerinde Geçen 67 Yıl


53 Yıl Ayakta Durarak Yaşamak


Hadrianapolis Stylites aziz hikayesinin en çarpıcı bölümü, Alypius'un sütun üzerinde geçirdiği süredir. Hagiografik kaynaklara göre Alypius, 53 yıl boyunca sütunun tepesinde ayakta durarak yaşamıştır. Bu süre boyunca oruç tutmuş, dua etmiş, kente gelenlerle konuşmuş ve vaaz vermiştir. Ne insanların alayları ne de zorlu iklim koşulları onu yerinden edebilmiştir. Hagiografik anlatılara göre şeytani güçler sütun üzerindeki Alypius'u taş yağmuruna tutmuş, korkunç hayaletlerle korkutmaya çalışmış, gece gündüz rahat vermemiştir. Ancak Alypius haç işareti ve İsa'nın adıyla kendini korumuş ve sonunda bu sınavları atlatmıştır.


Son 14 Yıl: Yan Yatarak Geçen Bir Ömür


53 yıl boyunca ayakta durduktan sonra Alypius'un ayakları artık kendisini taşıyamaz hale gelmiştir. Ancak sütundan inmek yerine yan tarafına uzanarak yaşamaya devam etmiş ve kalan 14 yılını bu şekilde geçirmiştir. Toplam 67 yıl boyunca sütunun tepesinden hiç ayrılmayan Alypius, İmparator Herakleios döneminde, MS 640 yılında vefat etmiştir. Kaynaklardaki yaş bilgileri 85 ile 118 arasında değişmekle birlikte, hagiografik gelenek 118 yıl yaşadığını belirtir. Vefatından sonra bedeni, kendisinin inşa ettirdiği Azize Euphemia Kilisesi'ne defnedilmiştir.


Alypius'un Hadrianoupolis'e Mirası


Çifte Manastır: Anadolu'da Nadir Bir Yapı


Alypius'un sütununun çevresinde zamanla iki manastır kurulmuştur. Bunlardan biri erkek keşişler, diğeri ise kadın rahibeler içindi. Alypius, sütunun tepesinden her iki manastırı da yönetmiş ve her iki topluluğa sözleri ve örnek yaşamıyla rehberlik etmiştir. Annesi ve kız kardeşi kadın manastırında yaşamıştır. Çifte manastır geleneği Bizans döneminde oldukça nadir görülen bir uygulamaydı ve erkek-kadın topluluklarının birbirine yakınlığı nedeniyle zamanla yasaklanmıştır. Hadrianoupolis'teki çifte manastır, bu nadir örneklerden biri olarak kilise tarihinde özel bir yere sahiptir. Alypius bu manastırlara katı kurallar koymuş ve ölümüne kadar yöneticiliğini sürdürmüştür.


Hadrianoupolis'in Piskoposluk Merkezi Olmasındaki Rolü


Aziz Alypius Stylites'in Hadrianoupolis'te doğması ve burada kiliseler ile manastırlar kurması, kentin Bizans döneminde önemli bir piskoposluk merkezi haline gelmesinde belirleyici bir etken olmuştur. Hadrianoupolis Piskoposluğu kilise hiyerarşisinde Gangra metropolisine bağlıydı ve Honorias Kilisesi yönetiminde bulunuyordu. Bu kentten, MS 325'teki I. Nicea Konsili'nden MS 787'deki II. Nicea Konsili'ne kadar birçok önemli kilise toplantısına temsilciler gönderilmiştir. Alypius'un varlığı, Hadrianoupolis'i yalnızca bir piskoposluk değil, aynı zamanda bir hac merkezi konumuna yükseltmiştir. Uzak diyarlardan gelen insanlar bu azizin duasını almak, şifa bulmak ve öğüdünü dinlemek için Hadrianoupolis'e akın etmiştir.


Üç Büyük Sütun Azizinden Biri


Alypius, Hristiyanlık tarihinde Yaşlı Simeon Stylites ve Daniel Stylites ile birlikte üç büyük sütun azizinden biri olarak kabul edilir. Sütun üzerinde geçirdiği toplam süre açısından (67 yıl) bunların en uzun kalanıdır. Doğu Ortodoks Kilisesi, Bizans ritini izleyen Doğu Katolik Kiliseleri ve Roma Katolik Kilisesi'nde 26 Kasım'da anılmaktadır. Kısır kadınların ve yeni doğan çocukların banisi olarak kabul edilir. İkonografik tasvirlerinde genellikle sütun üzerinde duran, kucağında bebek tutan yaşlı bir keşiş olarak resmedilir. Vefatının ardından kutsal emanetleri Euphemia Kilisesi'ne gömülmüş, başı ise bugün Yunanistan'da Aynaroz'daki (Athos Dağı) Kutuloumousou Manastırı'nda korunmaktadır.


Hadrianapolis Stylites Aziz Hikayesinin Eskipazar'daki İzleri


Kazılarda Henüz Bulunamayan Sütun


Hadrianapolis Stylites aziz hikayesi yazılı kaynaklarda ayrıntılı biçimde aktarılsa da antik kentteki arkeolojik kazılarda Alypius'un sütununa, kurduğu Euphemia Kilisesi'ne veya manastırlarına dair somut bir kalıntı henüz tespit edilememiştir. Bunun başlıca nedeni, Hadrianoupolis Antik Kenti'nin büyük bölümünün hâlâ toprak altında olmasıdır. Kazılar Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında sürdürülmektedir. Ancak kentte gerçekleştirilen jeoradar (yer radarı) çalışmalarında birbirine yakın konumda haç planlı bir yapı kalıntısı ile üç apsisli bir kilise kalıntısı tespit edilmiştir. Araştırmacılar, haç planlı yapının Alypius'a ait bir mausoleum (anıt mezar) veya martyrium olabileceğini, yanındaki kilisenin ise Alypius'un inşa ettirdiği kiliselerden biri olma ihtimali taşıdığını değerlendirmektedir.


Antik Kentteki Dini Yapılar ve Mozaikler


Hadrianoupolis'te bugüne kadar üç kilisenin temel seviyesinde kalıntıları gün yüzüne çıkarılmıştır. Bunlardan en ünlüsü, dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri bulunmayan mozaiklerle kaplı Dört Nehir Kilisesi'dir. Bu kilisenin tabanında, Hristiyan inancına göre cennetteki dört nehir olan Fırat, Dicle, Geon ve Phison, insan figürleri olarak betimlenmiştir. Bu benzersiz mozaikler, kentin Bizans döneminde ne denli önemli bir dini merkez olduğunu kanıtlar niteliktedir. 2024 yılında bulunan MS 5. yüzyıla ait bir amulet üzerinde ise Hz. Süleyman at üzerinde şeytanı mızraklarken tasvir edilmiş olup eserin Anadolu arkeolojisinde benzeri yoktur. Tüm bu bulgular, Hadrianapolis Stylites aziz hikayesiyle birlikte değerlendirildiğinde kentin Bizans Hristiyanlığındaki merkezi rolünü pekiştirmektedir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page