top of page

Hadrianapolis'te Sütun Üstünde Yaşayan Aziz: Çileciliğin Sıra Dışı Örneği

Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan aziz

Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan aziz ifadesi, tarih meraklılarının Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki antik kentle ilgili en şaşırtıcı gerçeklerden biriyle karşılaşmasına neden olur. Bugün Hadrianoupolis Antik Kenti olarak bilinen bu alanda, yaklaşık 1.400 yıl önce bir insan, hayatının 67 yılını bir sütunun tepesinde geçirmiştir. Bu kişi, Erken Hristiyanlık dünyasının en bilinen çileci figürlerinden biri olan Aziz Alypius Stylites'tir. Peki bir insan gerçekten onlarca yıl boyunca bir sütunun üzerinde nasıl yaşayabilir? Bu yazıda Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan azizin hikayesini, çileciliğin arkasındaki düşünce dünyasını ve bu geleneğin günümüze ulaşan izlerini ele alıyoruz.


Hadrianapolis Sütun Üstünde Yaşayan Aziz: Çilecilik Neden Sütun Üzerinde?


Erken Hristiyanlıkta Çilecilik ve Bedensel Arınma


Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan aziz hikayesini anlamak için Erken Hristiyanlık dönemindeki çilecilik (asketizm) anlayışını kavramak gerekir. MS 3. yüzyıldan itibaren bazı Hristiyan keşişler, dünyevi zevklerden tamamen vazgeçerek ruhani arınmaya ulaşılabileceğine inanmışlardır. Bu inanç doğrultusunda çöllere çekilen, mağaralarda yaşayan, uzun süreli oruçlar tutan münzeviler ortaya çıkmıştır. Mısır'daki çöl keşişleri bu geleneğin ilk temsilcileridir. Ancak MS 5. yüzyılın başlarında Suriye'de ortaya çıkan yeni bir çilecilik biçimi, tüm bu uygulamaları gölgede bırakmıştır: sütun üzerinde yaşamak. Yunanca "stylos" (sütun) kelimesinden türeyen "Stylites" terimi, bu yaşam biçimini seçen keşişleri tanımlar.


Sütun Üstünde Yaşamın Mantığı


Sütun üzerinde yaşamayı seçen keşişlerin temel motivasyonu, dünyayla arasına dikey bir mesafe koyarak ayartmalardan fiziksel olarak uzaklaşmaktı. Yere ne kadar uzaksa, günlük yaşamın dikkat dağıtıcı unsurlarından o kadar korunacağına inanılıyordu. Aynı zamanda sütunun tepesi, gökyüzüne yakınlığın somut bir sembolüydü. Ancak sütun azizleri dünyadan tamamen kopmamıştı. Sütunlarının tepesinden aşağıdaki kalabalıklara vaaz veriyor, dua talepleri dinliyor, hastalara şifa niyetine el koyuyor ve hatta devlet yöneticilerine danışmanlık yapıyorlardı. Bu nedenle sütun azizleri, paradoksal biçimde, izole bir yaşam seçerek toplumun merkezine oturmuş figürlerdir.


Hadrianapolis Sütun Üstünde Yaşayan Aziz Alypius'un Hayatı


Eskipazar'da Doğan Bir Aziz


Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan aziz olan Alypius, MS 520-522 civarında bugünkü Eskipazar'da, o dönemki adıyla Hadrianoupolis'te dünyaya gelmiştir. Babası küçük yaşta vefat etmiş, annesi oğlunu kentin piskoposu Theodore'nin yanına eğitime göndermiştir. Annesi tüm servetini yoksullara bağışlayarak diakon olmuş ve kendisi de çileci bir hayat sürmüştür. Alypius, Theodore'nin gözetiminde dini eğitimini tamamlamış ve kilisede diyakoz olarak görev almıştır. Ancak içindeki münzevi yaşam arzusu giderek güçlenmiştir. Piskopos Theodore bu isteğe izin vermemiş, hatta Alypius Kutsal Topraklar'a gitmek üzere gizlice yola çıktığında onu geri getirtmiştir.


Nekropoldeki Korkunç Alandan Kutsal Mekana


Alypius, Hadrianoupolis'e 32 yaşında geri döndüğünde kentin dışındaki eski nekropol bölgesine yönelmiştir. Bu alan, halk arasında şeytani görüntüler nedeniyle herkesin uzak durduğu, terk edilmiş bir mezarlık mevkiiydi. Eski pagan anıtlarının kalıntıları ve yarı yıkık tapınak yapıları burada bulunuyordu. Alypius bilinçli olarak bu korkulan yeri seçmiştir. Önce buraya bir haç dikmiş, ardından harap pagan tapınağı üzerinde halkın yardımlarıyla Şehit Euphemia adına bir kilise inşa etmiştir. Euphemia, Kadıköy'ün (Kalkedon) koruyucu azizesidir ve Alypius'a bir rüyada görünerek bu kiliseyi kurmasını söylemiştir. Kilise tamamlandıktan sonra Alypius, hemen yanına yüksek bir sütun diktirmiş ve bu sütunun tepesine çıkmıştır.


67 Yılın Ayrıntıları: Sütun Üstünde Günlük Yaşam


Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan aziz denildiğinde akla ilk gelen soru, günlük yaşamın nasıl sürdüğüdür. Hagiografik kaynaklar, Alypius'un 53 yıl boyunca sütunun tepesinde ayakta durarak yaşadığını aktarır. Sütun platformları genellikle birkaç metrekarelik alanlardı ve üzerinde ancak ayakta durmaya veya yaslanmaya yetecek kadar yer vardı. Keşişler yiyeceklerini aşağıdan gönderilen sepetlerle alıyorlardı. Alypius'un günleri kesintisiz dua, oruç ve vaazla geçiyordu. Gelen ziyaretçilerle sütunun tepesinden konuşuyor, onlara ruhani rehberlik yapıyor ve şifa duaları okuyordu. Anlatılara göre iklim koşullarının tüm zorluklarına, yalnızlığa ve fiziksel acıya rağmen Alypius yerinden kıpırdamamıştır. Ömrünün son 14 yılında ayakları artık kendisini taşıyamadığında ise sütundan inmek yerine yan tarafına uzanarak yaşamaya devam etmiştir. Bu şekilde toplam 67 yılı sütunun tepesinde geçiren Alypius, MS 640 yılında İmparator Herakleios döneminde vefat etmiştir.


Hadrianapolis Sütun Üstünde Yaşayan Azizin Bıraktığı Miras


Sütunun Çevresinde Yükselen Manastırlar


Alypius'un sütununun çevresinde zamanla iki ayrı manastır kurulmuştur. Bunlardan biri erkek keşişler, diğeri kadın rahibeler içindi. Bu yapılanma, Bizans dünyasında oldukça nadir görülen "çifte manastır" geleneğinin örneklerinden biridir. Alypius, sütununun tepesinden her iki topluluğu da yönetmiş, katı kurallar koymuş ve vefatına kadar manastırların ruhani rehberi olmuştur. Annesi ve kız kardeşi kadın manastırında yaşamıştır. Bu çifte manastır yapısı, Bizans'ta erkek ve kadın toplulukların birbirine yakın olması nedeniyle daha sonra yasaklanmış nadir uygulamalardan biridir. Hadrianoupolis'teki çifte manastır, kilise tarihinde bu konuda bilinen sayılı örneklerden biri olarak öne çıkar.


Hadrianoupolis'in Hac Merkezi Haline Gelmesi


Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan azizin varlığı, kenti yalnızca yerel bir piskoposluk değil, bölgesel bir hac merkezi haline getirmiştir. Uzak bölgelerden gelen insanlar Alypius'un duasını almak, şifa aramak ve öğüdünü dinlemek için Hadrianoupolis'e gelmiştir. Bu durum kentin Bizans döneminde nüfus, mimari ve ekonomik açıdan büyümesinde doğrudan etkili olmuştur. Hadrianoupolis Piskoposluğu, MS 325'ten 787'ye kadar altı önemli ekümenik konsile temsilci gönderecek kadar güçlü bir konuma erişmiştir. Alypius'un ölümünden sonra bedeni, kendi inşa ettirdiği Euphemia Kilisesi'ne defnedilmiş, başı ise bugün Yunanistan'da Athos Dağı'ndaki (Aynaroz) Kutuloumousou Manastırı'nda muhafaza edilmektedir. Alypius, Yaşlı Simeon Stylites ve Daniel Stylites ile birlikte Hristiyanlık tarihinin üç büyük sütun azizinden biri olarak kabul edilir ve Doğu Ortodoks Kilisesi'nde 26 Kasım'da anılmaktadır.


Eskipazar'daki Antik Kentte Günümüze Ulaşan İzler


Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan azizin fiziksel izleri henüz arkeolojik kazılarda kesin olarak tespit edilememiştir. Bunun temel nedeni, Hadrianoupolis Antik Kenti'nin büyük bölümünün hâlâ toprak altında bulunmasıdır. Ancak kentte gerçekleştirilen jeoradar çalışmaları umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Birbirine yakın konumda tespit edilen haç planlı bir yapı kalıntısı ile üç apsisli bir kilise kalıntısının, Alypius'un anıt mezarı (mausoleum veya martyrium) ve kurduğu kiliselerden biri olabileceği değerlendirilmektedir. Kazı çalışmaları Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle sürmektedir. Gelecek yıllarda bu yapıların gün yüzüne çıkması halinde, Hadrianapolis sütun üstünde yaşayan azizin hikayesi somut arkeolojik kanıtlarla desteklenmiş olacaktır.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page